Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri

Ön Söz Yerine



Bilişim teknolojilerinin hızla gelişimi gerek internet ve bilgiye gerekse bu eylem için kullandığımız bilgisayarlara olan erişim maliyetlerini azalttı. Artık neredeyse her evde düşük ya da yüksek donanımlı bilgisayarlara rastlamak mümkün. İster evde kişisel kullanım için, ister iş ortamında kazanç sağlayacak şekilde, ister uygulama yazmak ve geliştirmek için en son donanımlara sahip bilgisayarlarla çalışma devri sona ermek üzere. Ciddi yatırımlar yapmaksızın artık her iş bilgisayarlarda görülebilmekte.


The_GNU_logoÖrnek mi? Bugünün yükselen yıldızı NetBook’lar küçük ve hafif olmasının yanı sıra yükselen bir değer oldukları için donanım üreticilerini de aynı sabitlik ve verimde ürünler ürütmesini sağlarken Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımları için paha biçilmez bir kullanım alanı sunmakta; desteklemekte. Bir başka örnek ise birçok firmanın bilgisayar üzerinden gerçekleştirdiği işe alım sınavlarının neredeyse 2000 model sistemlerle yaptıklarıdır. Üstelik bu model sistemleri bugün üst seviye bir MP3 çalar fiyatına almak mümkün.1


Bilgisayarların insanlarla iletişime geçtiği, söylenilenleri yerine getirmesini sağlayan unsur ise sadece işletim sistemi ve yazılımlardır. Yazılımlar sürekli olarak fikrini savunduğumuz üzere özgür olmalıdır. Bu yüzden makalenin tamamında özgürlüğümüzü yadsıyan ve onu insan vücuduna bulaşmış bir kanser hücresi olarak gören kaynak kodunun kapalılığını esas ilke benimseyen işletim sistemleri ve yazılımlardan bahsedilmeyecektir.2


İnternet erişiminin artması ve maliyetinin görece azalması bilgi teknolojilerini ve Özgür Yazılım ve felsefesi ile GNU/Linux dağıtımlarının gelişimini sağlamıştır. Öyle ki buna sıçrama tahtası diyebiliriz.


İnternet üzerinden birbirine kenetlenen Özgür Yazılım geliştirici ve kullanıcıları, destekleyiciler, bağış yapanlar, deneme sürüşü yapıp hata ve başarı geri bildiriminde bulunanlar; kısacası tüm Özgür Yazılım dünyasının parçaları hep birlikte geliştiler ve ortaya birbirinden güzel başarılı işler çıkarttılar; Özgür Yazılım ve uygulamaları ile bunların hepsini dile getiren GNU/Linux dağıtımları.


Bu başarılı işleri Source Forge ve Distro Watch sitelerinden takip edebilirsiniz. Ancak biz zaten her birimize bir başka güzel gelen başarılı bir dağıtım kullanmaktayız.




Kendim hakkında…



2005 yılından beri ilk olarak openSuSE’den başlayarak Arch Linux’a dek Pardus, Ubuntu ve türevleri ve de sonrasında anası Debian; RPM tabanlı dağıtımlardan Fedora, SuSE ve Mandriva, Foresight, Lapis Linux… gibi dağıtımları deneyerek GNU/Linux zaman çizgisi üzerinde gezintilerim oldu.



Merak ve yeniliklerini görmek amacıyla denediğim dağıtımlar dışında sıklıkla kullandığım dağıtım ise Debian’dı. Haliyle Debian kullanınca da insan Debian tabanlı dağıtımlara da aşina olmakta: Ubuntu ve türevleri, Mepis, Sidux gibi. Yalnız Debian türevlerini değil diğer dağıtımları da kullanıp kurcalamayı ve öğrenmeyi merak ettiriyor.



Debian kullanmanın bana faydası dağıtım kurulumunda ve karşılaştığım sorunlarda ne yapmam gerektiğini öğretmesi ve GNU/Linux dünyasını anlamlandırmak, araştırmak olmuştur. Öğrendiklerimi de kimi forumlarda anlattım ve belgelendirdim; makaleler yazdım ve paylaştım.



debian-desktop Debian neticede uzman kurulum seçeneğini tercih etmediğiniz sürece Arch Linux kurulumundaki gibi sizi uğraştırmaz; ancak uğraştıracağı kısım temel kurulumdan grafik ara birime geçiş sürecindedir. Haliyle Debian hala arkadaşım, yoldaşımdır; çok şey öğrenmeme yol açmış kullanıcı dostu ve merkezli bir dağıtım arasında yer almaktadır. Kendime yeni uğraşlar edinmem gerektiğini hissettiğim noktada ise karşıma önce Gentoo, ardından da Arch Linux çıktı.



Şimdilik 2005′te başlayan deneme yanılma ve ilk çıkanlara sevdalanma, yeniliklerin peşine düşme dönemi bitmiş görünüyor Debian’dan Arch Linux’a geçmeyle. Nedeni ise son derece basit: Arch Linux benim kendi seçeneklerimi belirlememe imkân verdiği gibi benim adıma ben istemedikçe hareket etmiyor, tasarrufta bulunmuyor.


Yıl 2009 ve ben artık tam anlamıyla; hala Özgür Yazılım dünyasının amatör bir kullanıcısı ve öğrenme azmi süren bir savunucusu olarak; Arch Linux’a göç ediyorum. Anladım ki artık kullanıcı dostu bir dağıtım istemiyorum; hükmedebileceğim, merkezinde olacağım bir dağıtım istiyorum.




GNU/Linux Müdavimlerinin Uğrak Yeri: DistroWatch.com



Distro Watch sitesi başlı başına Özgür Yazılım ve GNU/Linux’a gönül veren kullanıcıların başlıca uğrak yeri. Özellikle de GNU/Linux dağıtımları arasında karar veremeyen meraklı ve yeniliklere karşı sabırsız kimi kullanıcılar için yeni dağıtımlar hakkında araştırma yapıp, tatmin edici incelemeler bulabilecekleri bir kaynak.



Distro Watch sitesinin değişmezlerinden biri ise kuşkusuz en çok kullanılan dağıtımların listelendiği tablodur. Son yılların kullanıcı dostu dağıtımlarından biri olan Ubuntu genelde zirvede olurken, peşinde ise openSuSE, Mint vs. yer almakta. Diğer sıralama ise ya da ilk on Debian, Fedora, Mandriva, PCLinuxOS ve yeni sürümü çıkan dağıtımlar arasında paylaşılmakta.



Bugün itibari ile son 30 günün verilerine göre ilk on sıralaması ise şu şekilde: Ubuntu, Fedora, Mint, openSUSE, Slackware, Arch, Mandriva, PCLinuxOS, Debian ve Puppy. İlk on sıralamasına girmese de 20. sırada Gentoo bulunmakta. Kendisini “ulusal dağıtım” addeden Pardus ise 40. sırada.



Dikkat edilirse listenin genelindeki çoğu dağıtım kullanıcıya zahmet çektirmeyen kurulum ve yapılandırma araçlarıyla, zengin uygulama paket depolarıyla, donanım tanıma ve yapılandırma, etkin belgelendirme ve kullanıcı desteği özelliklerinin gelişmişliği oranıyla listede kendisine yer bulmakta. Ubuntu şüphesiz bu saydıklarımızı iyi bir şekilde karşılamakta. Öyle ki artık yeni çıkacak olan MS Windows Seven işletim sistemini GNU/Linux olarak (neticede bir tek dağıtımın olması düşünülemez; düşüncesi dahi korkunç) Ubuntu ile karşılaştırmaktalar. Bu hatalı durum ve genellemeyi GNU/Linux zaman çizgisinde binlerce dağıtımın var olmasının güzelliğine yorarken yapanların da araştırma zahmetine katlanmadıkları için tembel olduklarına kanaat getiriyorum.



Arch Linux hakkında birkaç söz:


titlelogoİncelemesini yapmayı düşündüğüm Arch Linux ise Distro Watch listesinde 2008 yılında 17, son on iki ayda 11, son altı ayda 11, son üç ayda 10, son otuz günde 6, son bir haftada ise 10′ncu sırada kendisine yer bulmuş ki bu yükselen bir grafik. Tabii bu yükselişte ve ilk onda yer almasında kullanıcı sayısının artması büyük etken.


Ancak asıl büyük etken ise Arch Linux’un felsefesi olan basitliğinde yatmakta. Bu basitlik, bayağı ve yetersizlik olarak algılanmamalı; karmaşık yollardan en iyiye ulaşıp zaman kaybederek başarılı olmaktansa zincirin zayıf halkalarını atıp yükü azaltarak sade ama hızlı bir şekilde en iyiye ulaşmak olarak özetlenebilir Arch Linux’un felsefesi. Bunu zaten Arch Linux başlangıç rehberinde güzel bir şekilde ifade etmişler:


“Arch Linux Felsefesi

Arch Linux tasarlanırken temel olarak ele alınan prensip basitliktir. Basitlik, bu belgede, gereksiz eklentiler, düzenle-melerden ve karmaşıklıklardan arınmış, zarif ve sadeliği ön planda tutmuş bir yaklaşım anlamında kullanılmaktadır.”3


Arch Linux evrensel topluluğunun dağıtımlarının övündükleri basitliği ya da yapmış oldukları çalışmaların, belgelendirmelerin (ki, diğer dağıtımlarda birçok belgelendirme yapmaktadır) tanınabilirliklerine dünya çapında ne gibi bir katkısı olmuştur sorusuna ayrıca yanıt aradığımı; konu hakkında da Arch Linux Türkiye topluluğu aktif isimleriyle, IRC kanalında da kendilerinin ülkemizde Arch Linux’un tanınmasına yönelik neler yaptıkları hakkında sorular yönelttiğimi de eklemek istiyorum.4


Arch Linux basitliği ayrıca bir tarz. Bu tarz öyle bir şey ki kullanıcı dostu olarak nitelendiren birçok dağıtım gibi bizim için yığınla servisi kurmuyor, ayarları yapmıyor, hali hazırda kimi yapılandırma dosyalarını maskelemiyor5 ve en güzeli sizden kendisini kullanabilmeniz; dahası kullanılabilir bir hale getirmeniz için GNU/Linux’ta belirli bir olgunluğa erişmenizi istiyor.


Bu tarzın adı Arch Tarzı olup maddelere ayırırsak;

  • Basit ve sadelik,

  • Açıklık,

  • Kullanıcı merkezli,

  • Kolay kod düzenleme ve

  • Özgür.


Bu maddeler arasında kullanıcı merkezliyi biraz açmak gerek. Pek çok GNU/Linux dağıtımı kullanıcı dostu olabilmek uğruna özgür yapılanmalarından uzaklaşabilmekteler. Yani kolay kurulum, yapılandırılmış ayar dosyaları, kolay sayılabilecek işlemlerin dahi kurulum betiğince yapılması, kimi servislerin (mesela dizüstü bilgisayarlar için gerekli olan servislerin standart olarak i386 dağıtım kalıbı içine eklenmiş ve bununda kurulum betiğince kurulması, yazıcı kullanılmayacak bir sistemde gerekli gereksiz yazıcı sürücülerinin kurulması gibi ) açılması…


Zararları neler mi bu kolaylıkların?

  • MS Windows kolaylığının devam etmesi (tıkla ve yap),

  • Terminale ve kod kullanmaya yabancılaşma, terminal_orange

  • Servislerin ne işe yaradığını ancak bir sorunla karşılaşınca öğrenme,

  • Araştırılmadığı ve yönetilmediği için olası sorunlar karşısında sorup cevap bekleme,

  • Bu yüzden de Özgür Yazılım dünyasının içeriğini ve felsefesini tam olarak kavrayamamak,

  • Sistemin kendisinin istediği gibi olmaması (dikkat masaüstü yöneticisinin değil, sistemin bütünü) sayılabilir.


Burada Arch Linux için tek taraflı bir savunma yaptığım kesinlikle; tüm dağıtımları eleştirel bir gözle takip etme çabasındayım; anlaşılmasın. Zira Arch Linux hala birçok kullanıcıya “olağanca basitliğine” karşın zor, anlaşılmaz, kurulumu uğraştırıcı ve diğer rakiplerine göre de zaman kaybedilmeyecek denli zaman alıcıdır. Bu serzenişler de kullanıcı dostu olan dağıtımları kullanarak biraz da hazıra alıştırılmış olan GNU/Linux kullanıcılarınca dile getirilmektedir.6



Önemli olan nedir? Kullanıcı dostu mu yoksa Kullanıcı merkezli mi olmak?


Kullanıcı dostu olması dağıtımlar için kötü bir özellik değil aksine MS Windows’tan Özgür Yazılım ve felsefesini, GNU/Linux dağıtımlarını bir şekilde duyan ancak göç etmek için cesaret edemeyen kullanıcılar için son derece güzel ve yararlı. Üstelik Özgür Yazılım ve felsefesini, GNU/Linux dağıtımları için de tanıtıcıdır da. Özellikle de Ubuntu’nun uygulamaya başladığı Wubi ile bir uygulamaymışçasına sanal makine gibi MS Windows içine kendisini kurmaya imkân veren projesi birçok MS Windows kullanıcısının aklını çeldiği gibi Özgür Yazılım ve felsefesini, GNU/Linux dağıtımlarının da varlığını bu kullanıcılara öğretti.


UbuntuLogo Bunun yanı sıra yine Ubuntu’nun ücretsiz CD yollama servisini, geniş kullanıcı forum desteğini Wubi’yle bütünleştirir, neredeyse 15 dakikada biten kurulumunu da eklersek cesaret eksikliği bulunan, bir türlü GNU/Linux’a göç edemeyen kullanıcılar için kullanıcı dostu olmanın ne denli yararlı olduğu ortaya çıkar; ve de tanıtımı için.


Kullanıcı merkezlilik ise başından sonuna dek kullanıcının sistemi şekillendirmesi, istediği gibi düzenlemesi ve kendisine ait olmasını sağlar. Üstelik kullanıcı merkezlilik öğreticidir de. Örneğin bir Arch Linux kurulumunda tüm yapılandırma dosyalarını kendi isteğinize göre (burada haliyle GNU/Linux hakkında en az orta düzey bir bilginiz olması gerekmekte) yapılandırmaktasınız: resolv.conf, rc.conf (ki, bu dosya Arch Linux’un varlığını somutlaştırır), xorg.conf, menu.list, fstab, ve bilumum /etc/… yapılandırma dosyaları. Aynı işlemi (yani benzer yapılandırma dosyalarını) Debian’da da temel kurulumdan sonra yapabilirsiniz; Gentoo ve Slackware Linux da sizi bu şekilde uğraştıracaktır.


Haliyle bu dosyaları düzenlerken hata yapabilirsiniz. Burada imdadınıza Arch Linux topluluğunun e-posta listeleri, IRC kanalları ve Vikisi yetişmekte. Düzenli ve açıklayıcı Arch Linux Vikisi’nde yardım ve nasıl y apılır belgeleri ile başlangıç ve kurulum rehberlerine de erişebilirsiniz. Tasarımında en çok hata yapılan rc.conf ve xorg.conf dosyalarının nasıl düzenleneceği hakkındaki belgeleri ayrıca okumanız yararlı olacaktır.


Bunun yanı sıra Gentoo kurulumu da apayrı bir yetkinlik ister. Belirli bir deneyiminiz yoksa vgtop-wwwe k onsol kullanmaya, komut yazmaya aşina değilseniz hata yapma ve vazgeçme olasılığınız da artar. Bunun önüne geçmek için ise Gentoo El Kitabı7 (sadece Gentoo için değil diğer dağıtımlar için de) güzel bir kaynaktır. Gentoo uluslararası IRC kanalını da unutmamak gerek.


Hazır dağıtım olarak da nitelendirilebilecek olan kullanıcı dostu dağıtımlar geniş destekler sunarlar. Özgür Yazılım içinden gelme olmalarına karşın sağladıkları özgürlüklerin; yani kullanıcıya bıraktıkları manevra alanının; sorgulanması gerekmektedir. Bu özgürlük ile söylenmek istenen kullanıcı adına karar verme ve tasarrufta bulunma haklarıyla birlikte gelmeleri ve kurulmalarıdır.


pardus-logo Örnek vererek açarsak eğer konuyu birçok dağıtım kurulduktan sonra tüm yapılandırmaları yapmış, birçok uygulamayı kurmuş, ayarları tamamlamış bir şekilde kullanıma hazır olur; hatta bununla övünülür. Pardus kurulumu buna örnektir: tüm çoklu ortam dosyası çözücüleri, ofis uygulamaları için OpenOffice.org, diğer tüm uygulamalar için KDE masaüstü yöneticisinin uygulamaları, internet için Firefox’u kurar ve Özgür Yazılımın diğer alternatiflerini kurulum içinde (sonrasında değil) dışlar. Sonra forumlarda meraklı bir kullanıcı şu böyle yapılır da hız kazanırsınız, bakın bu işe yarayan şöyle bir uygulama da varmış diye yazar çizer ve bizler de şaşa kalarak incelemeye başlarız. Aynı örnek bir masaüstü yöneticisiyle kurulan dağıtımlar için de geçerlidir: Debian, Ubuntu, Fedora, openSuSE.


Hepsinin ortak noktası kullanıcı dostu olarak (gerçi Debian bu kavramı tam sağlamış değil, hala istediğimiz yapmakta ancak dpkg yine bizim adımıza düşünmekte) bizler adına karar verip, tasarrufta bulunmaları. Belki 100′de birde olsa bir kullanıcı OpenOffice.org yerine Abiword ve Gnumeric kullanmak isteyecek ya da Pidgin yerine aMSN; örnekler çoğaltılabilir. Mesela Ubuntu bu alanda kendisini türevlere ayırmıştır: Xubuntu, Kubuntu gibi. Debian’da kurulum için birçok masaüstü yöneticisi tercihi sunar: Gnome, KDE, Xfce+Lxde kalıpları yansılarda hazırdır. Pardus gibi yolunu sadece KDE ile çizen dağıtımlar da yok değildir. Mesela Xfce ile gelişen ve Gnome sürümleri de çıkartan Slackware tabanlı Zenwalk gibi.8


Dağıtımların geldikleri masaüstü yöneticileri de üç aşağı beş yukarı aynı uygulamaları kullanırlar ve bu durum özgürlük anlayışımıza ters olup diğer uygulamaların da gelişip Özgür Yazılım dünyasında yer edip gelişmelerine, tanınabilirliklerine engeldir.9 Bu durum bana; çok çok farklı olsa da; MS Windows’un gömülü olarak Internet Explorer ile, Media Player ile, MS Works basit ofis uygulamaları ile hazır gelerek tekelcilik yapmasını anımsatmakta.10


Kullanıcı merkezli olan dağıtımlarda ise kullanıcı sistemi kendi isteklerine göre şekillendireceği için kurdukları tüm masaüstü yöneticileri çekirdek olarak kurulur. Debian kurulumunda bu size sorulur: temel sistem ile masaüstü ortamı kurmak size kalmıştır. Birçok maceracı kullanıcı da bu kısmı sadece temel sistem (Arch Linux’ta base ve base-devel) seçimiyle geçer ve Debian’larını kendileri inşa ettikleri gibi çekirdek olarak masaüstü yöneticilerini kurarlar. Arch Linux’ta bu şekilde kurulur ama Debian gibi kurulumu maskelemez; yani kurulum aşamasına tam hâkimiyet vardır. Başta söylediğimiz gibi rc.conf dosyası bunu güzel bir örnektir: # /etc/rc.conf – Main Configuration for Arch Linux


Bir diğer güzel örnek ise Gentoo’dur: use-flag konumlandırmalarıyla kullanıcı sadece sistemin bütününe değil uygulamalara da kendi tasarrufu doğrultusunda hükmedebilir. Gentoo, kullanıcıya sıfırdan bir sistem kurabilmesini sağladığı için (LFS: Sıfırdan Linux (LFS Linux From Scratch)) bir şablon gibidir ve içinin doldurulması kullanıcıya (bilgi ve becerisi ile deneyimine) kalmış bir şeydir.11


slackware_traditional_website_logo Hiçbir deneyimim olmamasına karşın ama belgelerini, Türkiye’deki oluşumunu takip ettiğim; ancak içimde denememiş olmanın dayanılmaz bir merakı var; Slackware Linux da hali hazırda GNU/Linux zaman çizgisi üzerinde yaşam bulan dağıtımlar arasında geliştirilmesine devam edilen en eski dağıtımıdır. Slackware Linux kurulum zorluğu ve bariz bir şekilde bilgi ve beceri açısında donanımlı kullanıcılara hitap etmesinden dolayı gerek profesyonellerin gerekse geliştiricilerin gözdesidir. Bunda UNIX temellerine sıkı sıkıya bağlılık, sadeliğiyle sistem üzerindeki tam hakimiyet sunması kullanıcının sisteme hükmetmesine olanak tanır.12

Tabii özgürlük sadece uygulama ya da masaüstü yöneticisini seçmek değildir. Asıl özgürlük R. Stallman’ın dediklerinin özetiyle yazılımın açıklığıdır, yeniden dağıtılabilmesi önündeki sınırlamaların kaldırılmasıdır. Uygulamaların seçilebilmesi her zaman var; bu kullanılan dağıtımın paket yöneticisi aracılığıyla her zaman her aşamada mümkün ama bu şekilde yine kullanıcıya bazı şeyler dayatılıyor. Dağıtımların özgürlükleri kullanıcıya Gentoo gibi bir dağıtım sunmalarıyla mümkün olabilir düşüncesindeyim.



Son Söz Yerine


Masaüstü yöneticileri bugün eriştikleri noktada dağıtımların ve sağladıklarının fazlaca önüne geçmekte; hatta maskelemekteler. Birçok kullanıcı bir dağıtıma bağlı kalmadığı gibi sürekli olarak yeniyi tüketip meraklarını gidermek amacıyla Distro Watch sitesinde başvurmakta. Belirleyici unsur ise burada dağıtımların sunduğu yenilikler kadar masaüstü yöneticilerinin, sağladıkları kullanıcı desteğinin gelişim göstermesi. 150312877_5a20b7be83


Örneğin KDE 4 geçen sene duyurulduğunda bırakın hali hazırda KDE 3 kullananları en sıkı Gnome kullanıcıları dahi kullanmak istemeseler bile inceleme yazılarını okuyup canlı bir CD ile denemişlerdir.


Ancak her türlü yeniliğe ilk yer vermek eğer süreç iyi yönetilmez ise dağıtıma bir katkı sağlamaz. Bugün birçok Kubuntu kullanan KDE 4 masaüstü yöneticisinin Kubuntu’da üvey evlat muamelesi gördüğünü söylerken Pardus bu süreci iyi değerlendirmiş ve KDE üzerinde yol alan bir dağıtım olduğu için kendisini bu dağıtımda yetkinleştirmektedir. Aynı şeyi Foresight dağıtımının Gnome 2.24 duyurulur duyurulmaz masaüstü yönetimi olarak alması içinde söyleyebiliriz; fakat bu yeniliğin bünyeye katılması Foresight’da ne katmıştır ortada.13


kurum_ici1 Uygulamalar, masaüstü yöneticileri, dağıtımları ve sağladıkları an be an Özgür Yazılım toplulukların, kullanıcı ve geliştiricilerin iletişim, uyum, geri bildirim ve denetim sistemleriyle gelişiyorlar. Gün geçmiyor ki güncelleme uyarısı almayalım. Bu şüphesiz ki sahiplendiğimiz değer ve olgunun gelişimini gösterir. Ancak bu gelişim nerede ve son kullanıcıya ne ölçüde fayda sağlamakta? Son kullanıcının asıl arzusu nedir ve bir dağıtım kullanıcı arzusuna göre mi olmalı yoksa dağıtım kendisini bir yerde konumlandırıp kullanıcının o konuma gelmesini mi istemeli?14


Sonuçta bu durum (kullanıcı merkezli mi yoksa dostu mu olmak) dağıtımın kullanıcıları ile geliştiricileri arasında kurulan ilişki ve topluluğun her türlü iç ve dış çevre koşullarından etkilenerek, fayda-maliyet değerlendirmeleri ışığında verdiği, vereceği kararlara bağlı olarak değişir.15


Bu soruların yanıtları gelecek makalede cevaplanmaya çalışacaktır. Ancak yinelemekte fayda var: her GNU/Linux dağıtımı kendi pazar konumlandırma kararını kendi yönetimi içinde alır ve belki de bu karar kendi kullanıcı kitlesini de yaratır, biçimlendirir. Debian’ın üç ayrı koldan (kararlı, deneme ve kararsız depo kullanıcıları) sadık bir kullanıcı kitlesini, Slackware, Arch ve Gentoo’nun uzman ve uzmanlaşmaya çalışan, Ubuntu ve Pardus’un, Mandriva ve Fedora’nın ise kafa yormak istemeyen ama her şeyin kolay bir şekilde olmasını ve kurulmasını isteyen kullanıcı kitlesi yaratması gibi.



Uyarı


Makalemde kullanılan ve yazılmış olan tüm fikirler bana ait olup makalenin tamamı GNU GPL16 ile lisanslıdır. Kaynak belirtmek suretiyle kullanılabilir, alıntılanabilir.


gnu-linux-color-wallpaper

Meraklısına;


GNU/Linux zaman çizgisini görmek ve onca insanın emeğinin güzelliğine tanık olmak için Google ya da Viki arama motoruna “GNU/Linux timeline” yazmanız yeterlidir.



Dipnotlar

1Bu sistemlerden bulabilirseniz almanızı tavsiye ederim. Çünkü gerçekten iyi birer test sistemi oluyorlar.


2Bill Gates GPL için “ticari bir şirketin bu tip bir işi kullanması ve üretmesini olanaksız kıldığını” söylemiştir. Steve Ballmer’ın “Linux bir kanserdir, dokunduğu herşeye kendisini fikri mülkiyet düşüncesiyle iliştirir…eğer herhangi bir açık kaynak yazılım kullanırsanız, geri kalan tüm yazılımlarınızı açık kaynak yapmanız gerekir” şeklinde ünlü bir söylemi de vardır.) Kaynak: Kod ve Us sitesinde yer alan Açık Kaynak Yazılım Hakkındaki 10 Mit Cevaplandı, Yazan: Carlo Daffar adlı haber.

4Arch Linux proje yöneticisi Aaron Griffin ile yapılan bir söyleşi: http://www.archlinux.org.tr/roportaj-serisi-1-aaron-griffin/comment-page-1#comment-42


5Örneğin Ubuntu açılışta size; gerekli ayarlamaları yapmaz ya da bilgisayarınıza ikinci bir dağıtım (Debian iyi bir başlangıç olabilir) kurmazsanız; neler olup bittiğini, hangi servislerin arka planda açılıp çalıştırıldığını, açılırken hangi servislerin hata verdiğini göstermez maskeleyerek görmenizi engeller. Tabii siz maskelemeyi kaldırana dek.


6İki “next”, bir kabul ediyorum ve bir “finish” ile anında masaüstü yöneticisine erişmek MS Windows’tan göç eden yeni ve de giriş seviyesindeki kullanıcılara hitap ettiği gibi zamanı az ve sıkıntıya gelemeyen kullanıcıların da öncelikli davranışıdır.


7Slackware Linux’un değme hukuk kitaplarına taş çıkartacak kalınlıktaki Slackbook’u da bir şekilde edinmenizi tavsiye ederim. Kitaba ulaşmak için: http://www.slackbook.org/

8GNU/Linux işletim sistemleri üzerinde birçok masaüstü ortamı seçeneği vardır. KDE, GNOME ve XFCE en çok kullanılan ileri düzey masaüstü ortamlarıdır. Bir GNU/Linux işletim sistemi üzerinde bu masaüstü ortamlarından biri ya da birkaçı kurulu olabilir ve istediğiniz masaüstü ortamı ile bilgisayarı açabilirsiniz.


9Özgürlük anlayışımıza ters derken, bahsi geçen dağıtımların hali hazırda sundukları uygulamalar Özgür Yazılım şartlarını sağlamaktadırlar; ancak kullanıcıya sadece popüler olan uygulamaları sundukları ve diğer uygulamalara karşı hiç değilse kurulumda eşit olmadıkları için gelişim seyrini, popüler olmalarını engellemektedirler.


10Burada karıştırılmaması gereken MS Windows bu uygulamaları dayatmaktadır ve sistemden kaldırmak istediğinizde ciddi hatalara yol açmaktadır. Örneğin Internet Explorer aynı zamanda dosya yöneticisidir ve kaldırıldığı zaman dosya yönetimi imkânsızlaşmaktadır. Fakat GNU/Linux dağıtımlarında dayatma olmadığı gibi seçimler öncelikli olarak masaüstü yöneticisinin bileşenlerine tanınmıştır; kullanıcı hoşuna gitmeyen parçaları kaldırıp yerine eş değerlerini kurup sorunsuzca kullanabilmektedir. Pidgin yerine Gajim, Evolution yerine Thunderbird kullanımı gibi.


11Gentoo hakkındaki bilgi ve yardımları için Burak Sezer’e teşekkürü borç bilirim.


12Slackware Linux Türkiye topluluğu ve çalışmaları için: http://www.slackware.org.tr/index.php Özellikle de Slackbook’un Türkçeye kazandırılması çalışması Özgür Yazılıma gönül veren dil bilen kullanıcıların yardımını beklemekte.

13Foresight dağıtımı Distro Watch listesinde 6 Eylül 2009 tarihi itibariyle 94 sıradadır.


14Arch Linux Kurulum Belgesinde (http://www.archlinux.org.tr/kurulum/#_kurulum_haz_rl_klar ) yer alan “Kurulum Hazırlıkları” kısmından alıntı: “Arch Linux, giriş seviyesindeki kullanıcılara hitap etmemektedir. Bu yüzden, eğer daha önce bir Linux dağıtımı kullanmamış iseniz, bunun sorumluluğunun bilincinde olmanız gerekmektedir. Arch Linux kullanıcısı bilişim okur yazarı bir kullanıcıya hitap edebilmektedir.


15Örneğin Debian Kararlı (Stable) sürümü gerçekten de eski uygulamaları barındırsa da deposunda ve meraklı kullanıcılara itici gelse de bu durum talep edeni var ki arzı gerçekleşmekte. Bu, kullanıcı topluluğunun isteklerini iyi değerlendiren ve geri bildirimi süratle cevaplandıran geliştirici ve yönetici topluluğunun olduğunun iyi bir göstergesidir.


Leave a Reply