Posts tagged ‘arch linux’

Arch Linux Türkiye topluluğu forumuna kavuştu!

Sonunda beklenen oldu ve fazla ısrarlara dayanamayan Arch Linux Türkiye Topluluğu forumuna kavuştu. Bilenler anımsayacaktır geçen sene düzenlenen ankette yer verilmişti bu konuya ve topluluğun IRC kanalında da bayağı sözü edilmişti.


E-posta listesindede sonuca erdirilen forum tartışması güzel ve sade. Umarım belirli bir kullanıcı kitlesi olduğuna inandığım Arch Linux’un Türkiye forumu diğer forumlarda yaşanan kirliliklere yolunu uğratmaz.


bir GNU/Linux dağıtımının arkasındaki en güçlu unsun geliştiricilerden ziyade kullanıcılar ve oluşturdukları zeminlerdir: e-posta listesi, Viki, IRC kanalı, günceler (blog) ve forumlar. Özellikle de forumların yeri daha önemli. Çünkü adete arşiv görevi gören bu yapılanmalarda bilgilerin sınıflanması ve erişimi daha hızlı ve kolay. Bazen gerçekten de e-posta listelerini ve IRC kayıtlarını bir konuya ereşmek için taramak zaman kaybedici olabilmekte iken forumlarda başlıklar arası dolanmak bu sorunu çözüyor.


Arch Linux Türkiye topluluğunun forumu özü gibi sade, hafif, hızlı ve bilenlerden oluşan bir forum olarak kısa zamanda diğer kardeş dağıtım forumlarından sıyrılarak kendini gösterecektir. Bu hem Arch Linux’un tanınmasına hem de meraklı ama cesareti olmayan kullanıcıların cesaretlenmesini sağlayacaktır.


Foruma ulaşmak isteyenler için: http://bbs.archlinux.org.tr/index.php


Yolunumuz açık olsun diyorum. Atılan bu adım ile bir eksikliğimizin kapatıldığına inanıyorum.


Pacman görevini yerine getirmiyor!

Arch Linux’u Gnome masaüstü yöneticisi ile kullananların başına geldi mi bilmiyorum ama ben yaklaşık 3 gündür güncelleme yapmak için depo depo geziniyorum. Karşıma şunu değiştirmek ister misin, bunu kaldırmak istermisin soruları çıkıyor ve her defasında evet Pacman sil bunu, kaldır onu dememe karşın Pacman ne yazık ki görevini yapmıyor ve beni sabana koşulan kör at misali başa döndürüp duruyordu:

  1. http://paste-it.net/public/z720cd0/
  2. http://paste-it.net/public/c645264/

 

Bende ne mi yoptım? Kaldırdım arkadaş sistemden K3b, Amarok ve Tellico’yu (ilk ikisine değil de Tellico’ya yanarım bir kütüphaneci olarak!) ve ardından kdelibs ve bilimum ne varsa!Yaşasın %100 Gnome ve kahrolsun KDE ve kaynak kodunu kapatmayı düşleyen Nokia işbirlikçisi Trolltech ve Qt!


Ancak bu sayededir ki kaç gündür yapmaya çalıştığım güncelemeleri yapmaya başladım. Fakat depoları değiştirdiğim için sunucuların yoğunluğu ya da uzaklığından olsa gerek ne indirmek istersem indireyim hata verip duruyor arkadaş!


Neyse, sorun uzaklaştı ve Debian da yaklaştı. Debian strikes back!


Ekleme: Her şey tamam derken Pacman batırdı ortalığı yine. Buyurun:

http://paste-it.net/public/la974c4/

Neden Slackware Linux kullanmak istiyorum?

Tamamen meraktan dersem eğer 2006 yılından beri GNU/Linux zaman çizgisindeki gezintilerim boşa olacaktır.

Nedeni ise farklılıkları yakalamak ve Slackbook’u hatmetmek diyebilirim pekala. Neticede Arch Linux kurarken Viki sayfalarını ezberlemiştim!

Hali hazırda sıkı bir Debian GNU/Linux ve Arch Linux kullanıcısı, Özgür Yazılım savunucusu olarak Slackware Linux’un bana bulaşmasını istiyorum. Slackware 13.0 sürümü 27/08/2009 tarihinde duyurulduğu zaman indirdiğim kalıbı artık yazmak ve Slackbook’u da kucağıma alıp gece sabaha vardığında güzel bir sistemle karşı karşıya kalmak istiyorum.

Kimbilir Slackware macerası beni Gentoo Linux sularına bırakır. Ama önce Slackware limanına demirlemeleyim!

Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri

Ön Söz Yerine



Bilişim teknolojilerinin hızla gelişimi gerek internet ve bilgiye gerekse bu eylem için kullandığımız bilgisayarlara olan erişim maliyetlerini azalttı. Artık neredeyse her evde düşük ya da yüksek donanımlı bilgisayarlara rastlamak mümkün. İster evde kişisel kullanım için, ister iş ortamında kazanç sağlayacak şekilde, ister uygulama yazmak ve geliştirmek için en son donanımlara sahip bilgisayarlarla çalışma devri sona ermek üzere. Ciddi yatırımlar yapmaksızın artık her iş bilgisayarlarda görülebilmekte.


The_GNU_logoÖrnek mi? Bugünün yükselen yıldızı NetBook’lar küçük ve hafif olmasının yanı sıra yükselen bir değer oldukları için donanım üreticilerini de aynı sabitlik ve verimde ürünler ürütmesini sağlarken Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımları için paha biçilmez bir kullanım alanı sunmakta; desteklemekte. Bir başka örnek ise birçok firmanın bilgisayar üzerinden gerçekleştirdiği işe alım sınavlarının neredeyse 2000 model sistemlerle yaptıklarıdır. Üstelik bu model sistemleri bugün üst seviye bir MP3 çalar fiyatına almak mümkün.1


Bilgisayarların insanlarla iletişime geçtiği, söylenilenleri yerine getirmesini sağlayan unsur ise sadece işletim sistemi ve yazılımlardır. Yazılımlar sürekli olarak fikrini savunduğumuz üzere özgür olmalıdır. Bu yüzden makalenin tamamında özgürlüğümüzü yadsıyan ve onu insan vücuduna bulaşmış bir kanser hücresi olarak gören kaynak kodunun kapalılığını esas ilke benimseyen işletim sistemleri ve yazılımlardan bahsedilmeyecektir.2


İnternet erişiminin artması ve maliyetinin görece azalması bilgi teknolojilerini ve Özgür Yazılım ve felsefesi ile GNU/Linux dağıtımlarının gelişimini sağlamıştır. Öyle ki buna sıçrama tahtası diyebiliriz.


İnternet üzerinden birbirine kenetlenen Özgür Yazılım geliştirici ve kullanıcıları, destekleyiciler, bağış yapanlar, deneme sürüşü yapıp hata ve başarı geri bildiriminde bulunanlar; kısacası tüm Özgür Yazılım dünyasının parçaları hep birlikte geliştiler ve ortaya birbirinden güzel başarılı işler çıkarttılar; Özgür Yazılım ve uygulamaları ile bunların hepsini dile getiren GNU/Linux dağıtımları.


Bu başarılı işleri Source Forge ve Distro Watch sitelerinden takip edebilirsiniz. Ancak biz zaten her birimize bir başka güzel gelen başarılı bir dağıtım kullanmaktayız.




Kendim hakkında…



2005 yılından beri ilk olarak openSuSE’den başlayarak Arch Linux’a dek Pardus, Ubuntu ve türevleri ve de sonrasında anası Debian; RPM tabanlı dağıtımlardan Fedora, SuSE ve Mandriva, Foresight, Lapis Linux… gibi dağıtımları deneyerek GNU/Linux zaman çizgisi üzerinde gezintilerim oldu.



Merak ve yeniliklerini görmek amacıyla denediğim dağıtımlar dışında sıklıkla kullandığım dağıtım ise Debian’dı. Haliyle Debian kullanınca da insan Debian tabanlı dağıtımlara da aşina olmakta: Ubuntu ve türevleri, Mepis, Sidux gibi. Yalnız Debian türevlerini değil diğer dağıtımları da kullanıp kurcalamayı ve öğrenmeyi merak ettiriyor.



Debian kullanmanın bana faydası dağıtım kurulumunda ve karşılaştığım sorunlarda ne yapmam gerektiğini öğretmesi ve GNU/Linux dünyasını anlamlandırmak, araştırmak olmuştur. Öğrendiklerimi de kimi forumlarda anlattım ve belgelendirdim; makaleler yazdım ve paylaştım.



debian-desktop Debian neticede uzman kurulum seçeneğini tercih etmediğiniz sürece Arch Linux kurulumundaki gibi sizi uğraştırmaz; ancak uğraştıracağı kısım temel kurulumdan grafik ara birime geçiş sürecindedir. Haliyle Debian hala arkadaşım, yoldaşımdır; çok şey öğrenmeme yol açmış kullanıcı dostu ve merkezli bir dağıtım arasında yer almaktadır. Kendime yeni uğraşlar edinmem gerektiğini hissettiğim noktada ise karşıma önce Gentoo, ardından da Arch Linux çıktı.



Şimdilik 2005′te başlayan deneme yanılma ve ilk çıkanlara sevdalanma, yeniliklerin peşine düşme dönemi bitmiş görünüyor Debian’dan Arch Linux’a geçmeyle. Nedeni ise son derece basit: Arch Linux benim kendi seçeneklerimi belirlememe imkân verdiği gibi benim adıma ben istemedikçe hareket etmiyor, tasarrufta bulunmuyor.


Yıl 2009 ve ben artık tam anlamıyla; hala Özgür Yazılım dünyasının amatör bir kullanıcısı ve öğrenme azmi süren bir savunucusu olarak; Arch Linux’a göç ediyorum. Anladım ki artık kullanıcı dostu bir dağıtım istemiyorum; hükmedebileceğim, merkezinde olacağım bir dağıtım istiyorum.




GNU/Linux Müdavimlerinin Uğrak Yeri: DistroWatch.com



Distro Watch sitesi başlı başına Özgür Yazılım ve GNU/Linux’a gönül veren kullanıcıların başlıca uğrak yeri. Özellikle de GNU/Linux dağıtımları arasında karar veremeyen meraklı ve yeniliklere karşı sabırsız kimi kullanıcılar için yeni dağıtımlar hakkında araştırma yapıp, tatmin edici incelemeler bulabilecekleri bir kaynak.



Distro Watch sitesinin değişmezlerinden biri ise kuşkusuz en çok kullanılan dağıtımların listelendiği tablodur. Son yılların kullanıcı dostu dağıtımlarından biri olan Ubuntu genelde zirvede olurken, peşinde ise openSuSE, Mint vs. yer almakta. Diğer sıralama ise ya da ilk on Debian, Fedora, Mandriva, PCLinuxOS ve yeni sürümü çıkan dağıtımlar arasında paylaşılmakta.



Bugün itibari ile son 30 günün verilerine göre ilk on sıralaması ise şu şekilde: Ubuntu, Fedora, Mint, openSUSE, Slackware, Arch, Mandriva, PCLinuxOS, Debian ve Puppy. İlk on sıralamasına girmese de 20. sırada Gentoo bulunmakta. Kendisini “ulusal dağıtım” addeden Pardus ise 40. sırada.



Dikkat edilirse listenin genelindeki çoğu dağıtım kullanıcıya zahmet çektirmeyen kurulum ve yapılandırma araçlarıyla, zengin uygulama paket depolarıyla, donanım tanıma ve yapılandırma, etkin belgelendirme ve kullanıcı desteği özelliklerinin gelişmişliği oranıyla listede kendisine yer bulmakta. Ubuntu şüphesiz bu saydıklarımızı iyi bir şekilde karşılamakta. Öyle ki artık yeni çıkacak olan MS Windows Seven işletim sistemini GNU/Linux olarak (neticede bir tek dağıtımın olması düşünülemez; düşüncesi dahi korkunç) Ubuntu ile karşılaştırmaktalar. Bu hatalı durum ve genellemeyi GNU/Linux zaman çizgisinde binlerce dağıtımın var olmasının güzelliğine yorarken yapanların da araştırma zahmetine katlanmadıkları için tembel olduklarına kanaat getiriyorum.



Continue reading ‘Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri’ »

Pardus-Linux eDergi 12. sayı yayınlandı!

İçindekiler

  • Komut Satırında Kopyalama, Taşıma ve Sıkıştırma İşlemleri
  • Inkscape: Süslü Yazılar Nasıl Yazılır?
  • Oyun Tanıtımı: Freedroid RPG
  • Oyun Tanıtımı: PainTown
  • Pardus’ta FTP Sunucusu Kurulumu
  • Röportaj: Sylvain Zimmer, Jamendo.com
  • Öykü: Özgürlük Savaşı
  • Niçin Özgür Yazılımda Kadınlar Azınlıkta?
  • Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri
  • Python ve Tarfile Modülü
  • Site Tanıtımları

Kaliteli baksı için (15 Mb): Tıklayınız

Düşük baskı için: (5 Mb): Tıklayınız

Dergimiz yine yayında. Emek büyük bu sefer de. İçindeki makale ve incelemelerde.

Gimp Uzmanı yine döktürmüşsün; isminin hakkını vermişsin. Senin bir sonraki durağın PLO eDergi’nin yanında verilecek bir Gimp ya da Inkspace fasikülü, eki. Bu yönde çalışmalarını bekleriz.

Şıkıştırma işlemlerini birisi ele alsın demiştik, dediğimiz havada kalmamış, çok da güzel anlatılmış.

Bir Mugen oyunu olan SF+KOF karışımı oyun PainTown farklı yollardan uygulama kurmayı anlattığı gibi oyun tanıtımını da güzelce yapmış. Ellerine sağlık Erdem.

Söyleşiler de bir hayli güzel ve “Niçin Özgür Yazılımda Kadınlar Azınlıkta?” makalesi de bu işin can damarı olmuş; parmak basılmayan bir konu. Hakkını vermek gerek. Bu makaleyi mutlaka okumanızı rica ederim.

Bana gelince “Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri” adlı 10 sayfalık makalemi okumadan geçerseniz Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımlarının zaman çizgisinde bir yolculuk yapma fırsatını kaçıracaksınız. Sakın sayfa çokluğu korkutmasın gözünüzü.

Bu sayımız da yine Özgür Yazılım üzerine çişitleme ve güzellemeler ile dolu. Bol okumalar.


Arch Linux’a temelli göç

2005 yılından beri ilk olarak SuSE’den başlayarak Arch Linux’a dek Pardus, Ubuntu ve türevleri ve de sonrasında anası Debian, RPM tabanlı dağıtımlardan Fedora, SuSE ve Mandriva, Foresight, Lapis Linux…  gibi dağıtımları deneyerek GNU/Linux zaman çizgisi üzerinde gezintilerim oldu.

Sıklıkla kullandığım dağıtım ise Debian; haliyle Debian kullanınca da insan Debian tabanlı dağıtımlara da aşina olmakta. Debian kullanmanın bana faydası dağıtım kurulumunda ve karşılaştığım sorunlarda ne yapmam gerektiğini öğretmesi ve GNU/Linux dünyasını anlamlandırmak, araştırmak olmuştur. Öğrendiklerimi de kimi forumlarda anlattım ve belgelendirdim.

Debian neticede uzman kurulum seçeneğini tercih etmediğiniz sürece Arch Linux kurulumundaki gibi sizi uğraştırmaz; ancak uğraştıracağı kısım temel kurulumdan grafik ara birime geçiş sürecindedir. Haliyle Debian hala arkadaşım, yoldaşımdır; çok şey öğrenmeme yol açmış kullanıcı dostu ve merkezli bir dağıtım arasında yer almaktadır. Kendime yeni uğraşlar edinmem gerektiğini hissettiğim noktada ise karşıma önce Gentoo, ardından da Arch Linux çıktı.

Şimdilik 2005′te başlayan deneme yanılma ve ilk çıkanlara sevdalanma dönemi bitmiş görünüyor Debian’dan Arch Linux’a geçmeyle. Nedeni ise son derece basit: Arch Linux benim kendi seçeneklerimi belirlememe imkan verdiği gibi benim adıma ben istemedikçe hareket etmiyor, tasarrufta bulunmuyor.

Yıl 2009 ve ben artık tam anlamıyla; hala Özgür Yazılım dünyasının amatörü olarak;  Arch Linux’a göç ediyorum. Anladık ki artık kullanıcı dostu dağıtım istemiyorum ben; hükmedebileceğim. merkezinde olacağım bir dağıtım istiyorum.

Yararlı Bilgiler #2

Ders 2:

“sudo” kurulum ve kullanımı

Kimi GNU/Linux dağıtımlarında yetkili kullanıcı olabilmek için (super user/root)

Kod:

kullanıcı_adınız@sistem_adı:~$ su
yönetici_parolası: *******************

“sudo” uygulamasına (evet “sudo” momutu aynı zamanda bir programdır) ihtiyaç duyulmaktadır.

Ancak bunun yerine pek bir işlevsel ve kullanışlı olan, normal kullanıcıya, yani:
“Kısıtlanmış ve hakimiyet alanı sadece belli başlı dosyalara erişim, taşıma, yeniden adlandırma, silme, okuma ve yazma ki, bunları sadece kendi ev dizininde ve erişebilmesine imkan verien sabit disklerde yapabilen kullanıcı”
tanınan hakların yanı sıra isteniliği zaman da yetkili kullanıcı (sistem üzerindeki her türlü tasarruf hakkı kendisinde saklı olan kullanıcı) haklarına sahip olabilmesi için “sudo” komutu kullanılabilmektedir. Ubuntu’da ise bu anlatacaklarımıza gerek yoktur; çünkü Ubuntu’da yetkili kullanıcı aynı zamanda normal kullanıcıdır ve önemli işlemleri “sudo” komutu ile yapmaktadır.

“sudo” kurulumu için;
Kod: Debian ve türevleri için

# apt-get install sudo

ya da
Kod: Debian ve türevleri için

# aptitude install sudo

Kod: Arch Linux için

# pacman -S sudo

Kod: Fedora için

# yum install sudo

Kod:

# Diğer dağıtımlar için ise paket yöneticisinden aratıp kurabilirsiniz.

komutlarıyla “sudo”yu kuruyoruz. Daha sonra bu işlemin kullandığımız GNU/Linux dağıtımıa gösterilmesi gerekmektedir:
Kod:

nano -Bw /etc/sudoers

komutu ile açılan “sudoers” dosyasının
Kod:

# User privilege specification
root    ALL=(ALL) ALL

satırının altına kendi kullanıcı adınıı yazmanız gerekmektedir.
Kod:

kullanıcı_adınız    ALL=(ALL) ALL

Nano konsol tabanlı metin düzenleyicide yaptığımız bu işlemi CTRL+X ile kaydedip çıkıyoruz.

Bu şekilde normal kullancıya da yapmak istediği;

* Sistemi güncelleme,
* Kök dosyalara erişip değişiklik yapma (sources.list, mirrorlist, resolv.conf, xorg.conf, rc.conf, fstab gibi),
* Bazı dosyalara (*.sh, *.bin, *.run uzantısıyla biten) çalışma hakkı tanımak için,
* Uygulama ekleme ve kaldırma için,
* Disk bağlama ve ayırma işlemleri için,
* …

gibi işlemler için hak tanımış oluruz.

Not: Eğer “nano konsol tabanlı metin düzenleyeciden gözünüz korktuysa, kullandığınız ya da oluşturduğunuz masaüstü yöneticisinin metin düzenleyicisi ile terminalde/konsolda aşağıdaki komutları vemeniz yeterlidir.

Gedit için;
Kod:

# gedit /etc/sudoers

Kate için;
Kod:

# kate /etc/sudoers

Kwrite için;
Kod:

# kwrite /etc/sudoers

Leafpad için (LXDE kullanıcıları aramızda her geçen gün artmakta.)
Kod:

# leafpad /etc/sudoers

Mousepad için
Kod:

# mousepad /etc/sudoers

Kimi GNU/Linux dağıtımlarında yetkili kullanıcı olabilmek için (super user/root)

Kod:

kullanıcı_adınız@sistem_adı:~$ su
yönetici_parolası: *******************

“sudo” uygulamasına (evet “sudo” momutu aynı zamanda bir programdır) ihtiyaç duyulmaktadır.

Ancak bunun yerine pek bir işlevsel ve kullanışlı olan, normal kullanıcıya, yani:
“Kısıtlanmış ve hakimiyet alanı sadece belli başlı dosyalara erişim, taşıma, yeniden adlandırma, silme, okuma ve yazma ki, bunları sadece kendi ev dizininde ve erişebilmesine imkan verien sabit disklerde yapabilen kullanıcı”
tanınan hakların yanı sıra isteniliği zaman da yetkili kullanıcı (sistem üzerindeki her türlü tasarruf hakkı kendisinde saklı olan kullanıcı) haklarına sahip olabilmesi için “sudo” komutu kullanılabilmektedir. Ubuntu’da ise bu anlatacaklarımıza gerek yoktur; çünkü Ubuntu’da yetkili kullanıcı aynı zamanda normal kullanıcıdır ve önemli işlemleri “sudo” komutu ile yapmaktadır.

“sudo” kurulumu için;
Kod: Debian ve türevleri için

# apt-get install sudo

ya da
Kod: Debian ve türevleri için

# aptitude install sudo

Kod: Arch Linux için

# pacman -S sudo

Kod: Fedora için

# yum install sudo

Kod:

# Diğer dağıtımlar için ise paket yöneticisinden aratıp kurabilirsiniz.

komutlarıyla “sudo”yu kuruyoruz. Daha sonra bu işlemin kullandığımız GNU/Linux dağıtımıa gösterilmesi gerekmektedir:
Kod:

nano -Bw /etc/sudoers

komutu ile açılan “sudoers” dosyasının
Kod:

# User privilege specification
root    ALL=(ALL) ALL

satırının altına kendi kullanıcı adınıı yazmanız gerekmektedir.
Kod:

kullanıcı_adınız    ALL=(ALL) ALL

Nano konsol tabanlı metin düzenleyicide yaptığımız bu işlemi CTRL+X ile kaydedip çıkıyoruz.

Bu şekilde normal kullancıya da yapmak istediği;

* Sistemi güncelleme,
* Kök dosyalara erişip değişiklik yapma (sources.list, mirrorlist, resolv.conf, xorg.conf, rc.conf, fstab gibi),
* Bazı dosyalara (*.sh, *.bin, *.run uzantısıyla biten) çalışma hakkı tanımak için,
* Uygulama ekleme ve kaldırma için,
* Disk bağlama ve ayırma işlemleri için,
* …

gibi işlemler için hak tanımış oluruz.

Not: Eğer “nano konsol tabanlı metin düzenleyeciden gözünüz korktuysa, kullandığınız ya da oluşturduğunuz masaüstü yöneticisinin metin düzenleyicisi ile terminalde/konsolda aşağıdaki komutları vemeniz yeterlidir.

Gedit için;
Kod:

# gedit /etc/sudoers

Kate için;
Kod:

# kate /etc/sudoers

Kwrite için;
Kod:

# kwrite /etc/sudoers

Leafpad için (LXDE kullanıcıları aramızda her geçen gün artmakta.)
Kod:

# leafpad /etc/sudoers

Mousepad için
Kod:

# mousepad /etc/sudoers