Posts tagged ‘gnu/linux’

Beyin Haritaları #1 (Özgür Yazılıma Göç Ediyoruz!)

Bir önceki makalem olan ve PLO eDergi 14. Sayı’da yayınlanan “Özgür Yazılıma Göç Ediyoruz!” makalesinin tasarlandığı beyin haritasını meraklı okurlara sunarım.

aeü

Pardus-Linux.Org eDergi 15. Sayı Yayınlandı!


Pardus-Linux.org topluluğunun güzel ve sürekli çalışması olan eDergileri 15. sayıları ile bizlerle. Özellikle de Uğur Mumcu’nun yer aldığı kapak ile işlenen özgürlük teması çok güzel bir uyum içinde.


Kapak için benimde söyleyecek bir sözüm daha var: yaratıcılık ve dergimizin gündemin sıkı takipçisi olduğunu fazlaca hak ederek belirtmesi: Fevkalade.


İçindekiler:


* Kendi Pardus CD’ni Kendin Yarat: PASO!
* PAVI: Pardus için VirtualBox Kurucusu
* Pardus’ta Django – 2
* Montaj ile Bilişime Katkı Olur mu?
* 2009 Yılında GNU/Linux Dünyasının Gelişimi
* İşletim Sistemi Seçme Özgürlüğü
* Röportaj: Phil Thomson (PyQt)

Dergiyi indirmek için resmi sitesine ulaşabilirsiniz: http://www.pardus-edergi.org/

Her zaman olduğu gibi pardus-Linux eDergi çeviri, tanıtım, makale, nasıl belgesi, söyleşi, mijzanpaj gibi konularda katkılarınızı bekliyor: viewtopic.php?f=7&t=21003


Yazılara gelince;
* Onur Tuna’nın teknik makalelerini her sayıda daha teknik konularda yazılarını bekliyoruz. Phil Thompson söyleşisi de akıcı okunurlukta; ilgilenenler kaçırmasın.
* Kemal Karataş’ın GNU/Linux dünyasında bizlere ufuk turu attıran haber-yorum-araştırma tarzındaki makalesi yerinde ve doyurucu,
* Erdem Artan’ın iki yazısı da güzel ve bilgilendirici; bize Pardus’un da rakiplerini yakalamaya çalıştığını ve rekabet ettiğini göstermekte.
* Nihad Karslı’nın yol açan davasının emsal olması en büyük temennimiz. Bu haberi elimizden geldiğince üye olduğumuz forumlarda, sosyal ağlarda paylaşmalıyız ki, zincirler kırılsın.
* Benim yazımı burada övmem ahlaki olmayacağından değerlendirmeyi arkadaşlarıma bırakıyorum.
* Haberler kısmı gelişmelerden haberdar olmamız açısından iyi düşünülmüş ve genişlemesini bekliyoruz. Özellikle de GNU/Linux’un kazandığı kaleleri ve Microsoft’un kayıplarını görmek iyi olacaktır.
* Yazımda, dizilimde, çeviride, mizanpajda ve diğer alanlarda emek harcayıp katkıda bulunanlara da (Melike, Uğur, Ertan, Hamit, Mesut, Nihad) teşekkür ediyorum.


Güzel bir sayı olmuş: kısa ve öz, doyurucu ve özgür.


Google ve GNU/Linux

Makaleyi yazan: Kemal Karataş “kernel”

 

Google denildiğinde akla, en popüler arama motoru geliyor. Ama sadece arama motoru olmadığını güncel gelişmeler göstermeye başladı. Microsoft, Netscape ile olan piyasa rekabeti hala akıllarda. O çatışmadan sonra, Microsoft İnternet Explorer internet tarayıcısı uygulaması Windows işletim sistemi ile birlikte gelmeye başlamıştı. O dönemden beridir, Microsoft gerçek bir rakip bulamadı piyasada kendine. Ama Google, bu durumu ciddi ciddi değiştirdi; önceleri Standfort Üniversitesi’nde aktif olan basit bir arama motoru bugün Microsoft’un korkulu rüyası haline geldi.

Piyasa hâkimi olan Microsoft, neden Google’dan bu kadar korkuyor acaba? Sebeplere kısaca bakalım;

  • Google, Microsoft gibi yazılım üreten, yazılımcılar tarafından kurulan bir şirket.

  • Microsoft, kendi dönemindeki piyasa şartlarına uygun bir çalışma şartları bulmuştu. Google da kendi döneminde, piyasadaki çalışma şartlarını kendine uyarladı. Bu yolla, büyük bir değişim yaşanmasını sağladı.

  • Google, kendi veri tabanını, kendi uyarlaması olan bir Linux yapısıyla sağlıyor.

  • Piyasada aldığı karları, Özgür Yazılım olan Mozilla Firefox ve Linux dağıtımlarına dolaylı ya da direk olarak paylaşması.

  • Piyasada arama motoru olarak bilinse de, Google Android- Chrome gibi ürünlerle sadece bu alanda kalmacağını gösterdi.

  • Ücretsiz POP3 ve IMAP desteği sunan GMail e-posta hizmeti, Jabber ağlarını kullanan anlık mesajlaşma uygulaması GTalk, internet üzerinden belge oluşturmaya, paylaşmaya imkan tanıyan GDoc, video paylaşım sitesi, resim ve görüntü işleme yazılımı olan Picasa, dünya haritasını üç boyutlu olarak görmemize imkan veren eğitsel Google Earth gibi ürünler ise Google arama motorundan ziyade artık bir yazılım fabrikasına döndüğü gibi bunun üzerine AdSense ve AdWords gibi reklâm alma-yayınlama uygulama politikalarıyla da şirket çatısını yükseltmiştir.

Google ve Microsoft arasında bariz bir rekabet var. Bu rekabet yüzünden, rakibi Yahoo’yu satın alma girişimine kadar gitti Microsoft. Daha Google Android’in adı bile anılmadan, bu kadar endişe yersiz miydi? Google belki geleceğin Microsoft’u olarak eleştirilere muhatap olabilir. Ama burada kilit bir nokta var: Google-Microsoft rekabetinde Linux nerede? Piyasaya çıkarılan ürünler ilk olarak Windows sürümüyle geliyor. Linux ve Mac versiyonları ise çok sonra çıkartılıyor. Bu hareket akılda soru işareti bırakıyor. Ama Mozilla Vakfı’nın Google AdSense reklâmlarından milyonlarca dolar kaynak sağlamasını da unutmamak lazım. Bu yüzden henüz kesin bir değerlendirme yapmak zor.

Google Android ilk çıktığında sadece mobil işletim sistemi olarak değerlendiriliyor gibiydi. Aylarca da böyle sürdü gelişme. Ama netbook devrimiyle, mobil uygulamalarla, bilgisayardaki uygulamalar bir ortak nokta bulmaya başladı. Bu durumda, Android’in netbook için düzenlenebileceği hakkında konuşmalar yapılmaya başlandı. Bu arada, popüler GNU/Linux dağıtımlarının da aynı piyasada olduğunu unutmamak lazım. Computex bilişim fuarında, değişik haberler duyuruldu. ”Android uygulamalarının Ubuntu’da çalışması için çalışmaların yapılması” ya da ”Dell firmasının, netbooklarında Android ön yüklemeli modeller üretmeyi planlaması” gibi herkesin farklı yorumlayabileceği haberler dolaşıyor ortalıkta. Kimilerine göre Google, özgür yazılıma destek veren bir şirket, kimilerine göre, geleceğin zalim Microsoft’u… Bu iki yorumu da zaman gösterecek.

Piyasada Microsoft’u büyüten şartlar azalıyor. Bunların başında ise tüketiciyi diğer uygulama seçeneklerinden mahrum bıraktığına dair (Internet Expoler, Media Player gibi…) AB’de açılan kartel davası, Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımlarının verimlilik ve ekonomik açıdan farkındalığının ortaya çıkıp kimi ülkelerin topyekûn GNU/Linux dağıtımına geçmeleri gibi… Google ise özgür yazılımcılara ve GNU/Linux dağıtımlarını şimdiye kadar Microsoft kadar haksızca ezmeye kalkmadı. Önemli olan nokta ise, Google ve Linux ilişkisinin nasıl olacağını anlamak. Küresel krizden etkilenen Google, özgür yazılıma Microsoft Windows’tan çok destek vererek kendi kar payını arttırmayı deneyebilir mi acaba? İleriki sayımızda bu konuyu daha derinlemesine analiz edeceğim.

Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri

Ön Söz Yerine



Bilişim teknolojilerinin hızla gelişimi gerek internet ve bilgiye gerekse bu eylem için kullandığımız bilgisayarlara olan erişim maliyetlerini azalttı. Artık neredeyse her evde düşük ya da yüksek donanımlı bilgisayarlara rastlamak mümkün. İster evde kişisel kullanım için, ister iş ortamında kazanç sağlayacak şekilde, ister uygulama yazmak ve geliştirmek için en son donanımlara sahip bilgisayarlarla çalışma devri sona ermek üzere. Ciddi yatırımlar yapmaksızın artık her iş bilgisayarlarda görülebilmekte.


The_GNU_logoÖrnek mi? Bugünün yükselen yıldızı NetBook’lar küçük ve hafif olmasının yanı sıra yükselen bir değer oldukları için donanım üreticilerini de aynı sabitlik ve verimde ürünler ürütmesini sağlarken Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımları için paha biçilmez bir kullanım alanı sunmakta; desteklemekte. Bir başka örnek ise birçok firmanın bilgisayar üzerinden gerçekleştirdiği işe alım sınavlarının neredeyse 2000 model sistemlerle yaptıklarıdır. Üstelik bu model sistemleri bugün üst seviye bir MP3 çalar fiyatına almak mümkün.1


Bilgisayarların insanlarla iletişime geçtiği, söylenilenleri yerine getirmesini sağlayan unsur ise sadece işletim sistemi ve yazılımlardır. Yazılımlar sürekli olarak fikrini savunduğumuz üzere özgür olmalıdır. Bu yüzden makalenin tamamında özgürlüğümüzü yadsıyan ve onu insan vücuduna bulaşmış bir kanser hücresi olarak gören kaynak kodunun kapalılığını esas ilke benimseyen işletim sistemleri ve yazılımlardan bahsedilmeyecektir.2


İnternet erişiminin artması ve maliyetinin görece azalması bilgi teknolojilerini ve Özgür Yazılım ve felsefesi ile GNU/Linux dağıtımlarının gelişimini sağlamıştır. Öyle ki buna sıçrama tahtası diyebiliriz.


İnternet üzerinden birbirine kenetlenen Özgür Yazılım geliştirici ve kullanıcıları, destekleyiciler, bağış yapanlar, deneme sürüşü yapıp hata ve başarı geri bildiriminde bulunanlar; kısacası tüm Özgür Yazılım dünyasının parçaları hep birlikte geliştiler ve ortaya birbirinden güzel başarılı işler çıkarttılar; Özgür Yazılım ve uygulamaları ile bunların hepsini dile getiren GNU/Linux dağıtımları.


Bu başarılı işleri Source Forge ve Distro Watch sitelerinden takip edebilirsiniz. Ancak biz zaten her birimize bir başka güzel gelen başarılı bir dağıtım kullanmaktayız.




Kendim hakkında…



2005 yılından beri ilk olarak openSuSE’den başlayarak Arch Linux’a dek Pardus, Ubuntu ve türevleri ve de sonrasında anası Debian; RPM tabanlı dağıtımlardan Fedora, SuSE ve Mandriva, Foresight, Lapis Linux… gibi dağıtımları deneyerek GNU/Linux zaman çizgisi üzerinde gezintilerim oldu.



Merak ve yeniliklerini görmek amacıyla denediğim dağıtımlar dışında sıklıkla kullandığım dağıtım ise Debian’dı. Haliyle Debian kullanınca da insan Debian tabanlı dağıtımlara da aşina olmakta: Ubuntu ve türevleri, Mepis, Sidux gibi. Yalnız Debian türevlerini değil diğer dağıtımları da kullanıp kurcalamayı ve öğrenmeyi merak ettiriyor.



Debian kullanmanın bana faydası dağıtım kurulumunda ve karşılaştığım sorunlarda ne yapmam gerektiğini öğretmesi ve GNU/Linux dünyasını anlamlandırmak, araştırmak olmuştur. Öğrendiklerimi de kimi forumlarda anlattım ve belgelendirdim; makaleler yazdım ve paylaştım.



debian-desktop Debian neticede uzman kurulum seçeneğini tercih etmediğiniz sürece Arch Linux kurulumundaki gibi sizi uğraştırmaz; ancak uğraştıracağı kısım temel kurulumdan grafik ara birime geçiş sürecindedir. Haliyle Debian hala arkadaşım, yoldaşımdır; çok şey öğrenmeme yol açmış kullanıcı dostu ve merkezli bir dağıtım arasında yer almaktadır. Kendime yeni uğraşlar edinmem gerektiğini hissettiğim noktada ise karşıma önce Gentoo, ardından da Arch Linux çıktı.



Şimdilik 2005′te başlayan deneme yanılma ve ilk çıkanlara sevdalanma, yeniliklerin peşine düşme dönemi bitmiş görünüyor Debian’dan Arch Linux’a geçmeyle. Nedeni ise son derece basit: Arch Linux benim kendi seçeneklerimi belirlememe imkân verdiği gibi benim adıma ben istemedikçe hareket etmiyor, tasarrufta bulunmuyor.


Yıl 2009 ve ben artık tam anlamıyla; hala Özgür Yazılım dünyasının amatör bir kullanıcısı ve öğrenme azmi süren bir savunucusu olarak; Arch Linux’a göç ediyorum. Anladım ki artık kullanıcı dostu bir dağıtım istemiyorum; hükmedebileceğim, merkezinde olacağım bir dağıtım istiyorum.




GNU/Linux Müdavimlerinin Uğrak Yeri: DistroWatch.com



Distro Watch sitesi başlı başına Özgür Yazılım ve GNU/Linux’a gönül veren kullanıcıların başlıca uğrak yeri. Özellikle de GNU/Linux dağıtımları arasında karar veremeyen meraklı ve yeniliklere karşı sabırsız kimi kullanıcılar için yeni dağıtımlar hakkında araştırma yapıp, tatmin edici incelemeler bulabilecekleri bir kaynak.



Distro Watch sitesinin değişmezlerinden biri ise kuşkusuz en çok kullanılan dağıtımların listelendiği tablodur. Son yılların kullanıcı dostu dağıtımlarından biri olan Ubuntu genelde zirvede olurken, peşinde ise openSuSE, Mint vs. yer almakta. Diğer sıralama ise ya da ilk on Debian, Fedora, Mandriva, PCLinuxOS ve yeni sürümü çıkan dağıtımlar arasında paylaşılmakta.



Bugün itibari ile son 30 günün verilerine göre ilk on sıralaması ise şu şekilde: Ubuntu, Fedora, Mint, openSUSE, Slackware, Arch, Mandriva, PCLinuxOS, Debian ve Puppy. İlk on sıralamasına girmese de 20. sırada Gentoo bulunmakta. Kendisini “ulusal dağıtım” addeden Pardus ise 40. sırada.



Dikkat edilirse listenin genelindeki çoğu dağıtım kullanıcıya zahmet çektirmeyen kurulum ve yapılandırma araçlarıyla, zengin uygulama paket depolarıyla, donanım tanıma ve yapılandırma, etkin belgelendirme ve kullanıcı desteği özelliklerinin gelişmişliği oranıyla listede kendisine yer bulmakta. Ubuntu şüphesiz bu saydıklarımızı iyi bir şekilde karşılamakta. Öyle ki artık yeni çıkacak olan MS Windows Seven işletim sistemini GNU/Linux olarak (neticede bir tek dağıtımın olması düşünülemez; düşüncesi dahi korkunç) Ubuntu ile karşılaştırmaktalar. Bu hatalı durum ve genellemeyi GNU/Linux zaman çizgisinde binlerce dağıtımın var olmasının güzelliğine yorarken yapanların da araştırma zahmetine katlanmadıkları için tembel olduklarına kanaat getiriyorum.



Continue reading ‘Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri’ »

Arch Linux’a temelli göç

2005 yılından beri ilk olarak SuSE’den başlayarak Arch Linux’a dek Pardus, Ubuntu ve türevleri ve de sonrasında anası Debian, RPM tabanlı dağıtımlardan Fedora, SuSE ve Mandriva, Foresight, Lapis Linux…  gibi dağıtımları deneyerek GNU/Linux zaman çizgisi üzerinde gezintilerim oldu.

Sıklıkla kullandığım dağıtım ise Debian; haliyle Debian kullanınca da insan Debian tabanlı dağıtımlara da aşina olmakta. Debian kullanmanın bana faydası dağıtım kurulumunda ve karşılaştığım sorunlarda ne yapmam gerektiğini öğretmesi ve GNU/Linux dünyasını anlamlandırmak, araştırmak olmuştur. Öğrendiklerimi de kimi forumlarda anlattım ve belgelendirdim.

Debian neticede uzman kurulum seçeneğini tercih etmediğiniz sürece Arch Linux kurulumundaki gibi sizi uğraştırmaz; ancak uğraştıracağı kısım temel kurulumdan grafik ara birime geçiş sürecindedir. Haliyle Debian hala arkadaşım, yoldaşımdır; çok şey öğrenmeme yol açmış kullanıcı dostu ve merkezli bir dağıtım arasında yer almaktadır. Kendime yeni uğraşlar edinmem gerektiğini hissettiğim noktada ise karşıma önce Gentoo, ardından da Arch Linux çıktı.

Şimdilik 2005′te başlayan deneme yanılma ve ilk çıkanlara sevdalanma dönemi bitmiş görünüyor Debian’dan Arch Linux’a geçmeyle. Nedeni ise son derece basit: Arch Linux benim kendi seçeneklerimi belirlememe imkan verdiği gibi benim adıma ben istemedikçe hareket etmiyor, tasarrufta bulunmuyor.

Yıl 2009 ve ben artık tam anlamıyla; hala Özgür Yazılım dünyasının amatörü olarak;  Arch Linux’a göç ediyorum. Anladık ki artık kullanıcı dostu dağıtım istemiyorum ben; hükmedebileceğim. merkezinde olacağım bir dağıtım istiyorum.

Aklıma Takılanlar #3

Linux mu demeli yoksa GNU/Linux mu? Bu sorunun cevabı 2005 yılından beri Özgür Yazılım kullanan ve 2008 yılından beri kendi çapımda bu dünyaya katkıda bulunmaya çalışan ben için tek: GNU /Linux. Ancak yeni başlayanlar için hala yanlış ve üstelik bu yanlışlarını da ısrarla doğru kabul etmekteler.

Debian GNU/Linux ana sayfasından kolaylıkla erişilebilecek olan “Özgür (free) Ne Demektir veya ÖZgür Yazılım (Free software) ile neyi kastediyoruz?” ve “Debian Hakkında” adlı açıklama-bildiride Linux hakkında güzel, sade ve açıklayıcı bir paragraf var:

“Debian sistemleri Linux çekirdeğini kullanmaktadır. Linux, Linus Torvalds tarafından başlatılan ve Dünya çapında binlerce destekleyicisi bulunan bir parça yazılımdır.”

Demek ki neymiş? Linux’ta tıpkı sudo gibi, totem gibi, pidgin gibi, htop gibi, nano gibi bur uygulamaymış ve genelleme yapılarak GNU/Linux ifadesini almamalıymış.

Neticede bu Linux genellemesi Richard M. Stallman‘ın 1983 yılında yazılımların özgürleşmesi amacıyla başlattığı mücadelenin gelişimini isim karmaşıklığı altında yeni kullanıcıların öğrenmesini engellemekte. Çünkü kıyısından köşesinden GNU/Linux dağıtımı kullanmaya başlayan kişi GNU ve Özgür Yazılım felsefesini öğrenmeden Linux’un doğru telaffuzuna kafa yormaya başlıyor ve işin aslını kaçırdığı gibi özüyle de bir hayli geç tanışıyor.

Bu şüzden ısrarla Özgür Yazılım demeli, ısrarla GNU/Linux ve GNU/Linux Dağıtımı demeliyiz.

GNU/Linux forumlarının Win32 forumlarına nazaran üstünlüğü

GNU/Linux ile rahatım. Şimdi sorarım sizlere MS Windows gibi “iki tık tık bir finiş” misali işlem yapılan çöker-bozulur-açılmaz bir işletim sistemine ait forumlarda paylaşılan nedir?

  • Abudik gubidik programa nasıl crack atılır?

  • Üstat paylaşım için teşekkürler… (sanki neyi paylaşmış kendisi?)

  • Falan filan fişmekanın serialı olan var mı?

  • Görev yöneticisi çöktü yarddımmm!!!!!!

  • trojan var, MSN listemtekilere spam mail yolluyor.

  • Virüsü siliyorum Antivirüs Guard yine alarm veriyor.

  • vs.

Yığınla gereksiz bilgiler. Kısacası hep ücretli yazılımları güvensiz yollarla elde edince ortaya çıkan sorunlar. Bu forumlarda ise kardeşliğe de yer yok sıcak arkadaşlıklara.

Varsa yoksa kendisini herkesten üstün gören MS-DOS tecrübesi dahi olmayan “tıkla ve gör”, “kopyala linki-yapıştır linki” mantığı ile iş yapan; Rus sitelerine girip yazılımların kırılmış sürümlerini RapisShare üzerinden paylaşan insanlar…

Sevmiyorum bu gibi yerleri.

Özgür Yazılım ve GNU/Linux demek sınırsız özgürlük demek. Bunun önemini bilelim ve çevremizdekileri ikna edelim.

Bir arkadaşım ki, GNU/Linux ile benim sayemde tanıştı. Dedi ki bir gün: “Aydın ben korsan Windows kullanmaktan rahatsızım. Hatta korsan yazılımlardan. Vİcdanım el vermiyor başkasının emeğini çalmaya. Silelim hepsini hangi Linux iyiyse yükleyelim”.

Yükledik zamanında; Ubuntu 7.04! İki yıl geçmiş aradan kendisi usta Debian’cı oldu çıktı başımıza.

Anlaşılmayan?

İşletim Sistemleri ve Donanımsal İlişkiler

İşletim Sistemleri ve Donanımsal İlişkiler

Giriş

Son dönemlerde bilgisayarların kalbi sayılacak işlemcilerin özellikleri her açıdan bir hayli arttı. İçinde bulunduğumuz zamanda i386 (32 Bit) mimarili işlemciler yerlerini x64_86 (64 Bit) mimarili işlemcilere bırakırken artık çift çekirdek dönemi de aşılmış bulunmakta. Hatta üç, dört çekirdekli işlemciler piyasada yerlerini çoktan almış durumda.

Bunun dışında en önemlisi ise işlem hızı artan işlemciler peşi sıra bilgisayarların diğer bileşenleri olan ekran kartı, ana kart, güç kaynakları ve soğutucuların, sanal belleklerin de; yani donanımların; zorunlu yükseliş yapmasını, donanım üreticilerin yeni yatırımlarla Ar-Ge faaliyetlerini güçlendirmeleri, atılımlar ve yenilikler yapmasını sağlamasıdır. İşlemci pazarının an be an gelişimi bilgisayarların gelişimi için bir nevi itici güç olmuştur.

Kısa Bir Piyasa Analizi

İşlemci üretimi yapan ve yüksek teknolojiye sahip olan iki firma; Intel ve AMD; piyasada tekelleşerek diğer işlemci üreticilerine, piyasaya girmek isteyen yeni oyunculara ne yer ne de olanak sağlıyor. Haliyle bu iki firmanın kullandığı teknolojiler, ürettikleri modeller ve üretimin en başından itibaren belirledikleri destek politikaları da hem işletim sistemlerine hem de bilgisayarların diğer bileşenleri olan donanımların gelişimine doğrudan etki etmektedir.

Örnek verecek olursak her iki işlemci üreticisi de anakart bileşenlerini ve ekran kartlarının üretimini, gelişimini doğrudan etkilemektedir. AMD’nin ekran kartı ATI’yi satın alarak büyümesi her iki ürünün; işlemci ve ekran kartı; sorunsuzca çalışmasının, birbirini desteklemesinin, sonuçta ise üründen alınacak verimin artmasını sağladı. Ancak bu bahsettiğimiz verimli, uyumlu ve sorunsuz çalışma kaynak kodunun kapalılığını kendisine esas ilke benimseyen işletim sistemi üreticisi firmaların ürünlerinde söz konusuydu. AMD ne yazık ki hâlâ Özgür Yazılıma yeterince destek vermemekte; bunun birçok nedeni olabilir ama en baskın olanı ise pazar hâkimi işletim sistemine yaranarak hâlâ gerisinde olduğu Intel’in pazar payından pay kapmaktır.

Bugün, Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımlarını kullananların ekran kartında öncelikli tercihi Özgür Yazılıma destek veren ve felsefesinden de haberdar olan Nvidia ürünleridir. Tabii ki, Nvidia’da pazardan pay alabilme ve Özgür Yazılım’a sürekli destek vererek sadık kullanıcı kitlesi yaratmakta. Ancak, bu, Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımları kullananların da Nvidia’nın istediklerine sürekli boyun eğecekleri anlamına gelmemekte. Neticede erişime açık olan kaynak kodunu değiştirme, kullandıkları dağıtıma göre düzenleme, hataları geliştirici ve kullanıcı topluluklarına iletme hakkı her an ellerinin altında. Burada söz konusu olan karşılıklı bir ilişkidir.

Öte yandan Intel firması da Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımlarında ürünlerinin verimli ve sorunsuz çalışması ve de müşteri kaybını önlemek amacıyla sürücü yayınlamaktadır. Son günlerde piyasaya duyurduğu Netbook’lar üzerinde verimli çalışması için tasarlanan Moblin Linux ile de Özgür Yazılım alanında bir ürünle boy göstermeye başlamıştır. (dipnot 1)

Bunun yanı sıra IBM, Sun, Oracle, Novell, HP, Google gibi bilişim devleri de Özgür Yazılım’ın, GNU/Linux dağıtımlarının piyasadaki tekelciliği delmesi üzerine bu yeni ve farklı bir iş modeli karşısında yeni çözümler üretmiş, destekleyici projelerle Özgür Yazılım’ın gelişmesine katkıda bulundukları gibi kendilerine yeni stratejiler çizmişerdir. Öte yandan kimi hazır sitem üreticileri de piyasaya sundukları bilgisayarları önceden yüklü olarak GNU/Linux dağıtımlarıyla satmaları gibi (Dell’in dizüstü bilgisayarlarına Ubuntu yükleyerek satması), hiçbir şey yüklemeyerek de (Acer’ın dizüstü bilgisayarlarına FreeDOS yüklemesi) dolaylı ve piyasada bilinirliği arttırıcı desteklerde söz konusudur.

Yazılım Cephesinin Gelişime Cevabı

Peki, donanımların sürat kazanan gelişimine işletim sistemleri ve yazılımlar cephesinden ne yanıt geldi? Bilindiği gibi AMD ilk 64 bit sınıfındaki işlemcisini piyasaya sürdüğünde piyasa hâkimi kaynak kodunun kapalılığını esas ilke olarak benimseyen, ücretli işletim sistemi üreticisi hazırlıksız yakalanmıştı piyasanın bu genç oyuncusunun atağına. Bu atağa erken yanıt veren ise Özgür Yazılım dünyası olmuştu. Bugün birkaç dağıtım dışında çift çekirdek ve 64 Bit teknolojisini desteklemeyen GNU/Linux dağıtımı yok gibidir. Hatta Debian (dipnot 2) ve Gentoo (dipnot 3) GNU/Linux dağıtımları yaklaşık olarak on ikiyi aşkın işlemci mimarisine sahip sistemleri desteklemekte, bunlara yönelik derlenen Kernel (çekirdek) ile dağıtımlarını sunucularda kullanıcılarla paylaşmaktadır.

Üstelik GNU/Linux dağıtımları işlemcinin kalitesi, başarımı, fiyatı ve hatta gözleri kapalı kaynak kodlu işletim sistemi kullanmaktan başka seçeneklerin olabilirliğini görmez olmuş kullanıcılar için son derece önemli olan hızı ne olursa olsun hemen hemen tüm sistemlerde çalışabilmektedir. (dipnot 4) Kısaca GNU/Linux dağıtımları işlemci beğenmemezlik yapmadan destekledikleri sistemlere kurulup düşün donanımda son derece verimli bir şekilde çalışırlar. Üstelik her türlü özelleştirme, bağımsızlaştırma ve özgürleştirme eylemleriyle kişiye ve kuruma özel tam verimlilik esasına göre istenilenleri yaparlar.

Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımlarının en güzel yanı özgür oldukları için hiçbir sınırlamalarının olmayışıdır. Ancak kaynak kodunun kapalılığını esas ilke benimseyen ücretli “tekel” işletim sistemi ve de yazılımlar işlemci seçebildikleri gibi tüketicinin alım gücüne göre de kendilerini sınırlarlar. Gerçi fiyatı ne kadar yüksek olursa olsun genel kanının aksine tam verimlilik sağlayacakları da şüphelidir.

Örnek verilecek olursa MS Windows işletim sistemleri pazarlamasında tüketiciye ulaştırılan görsellerde sürekli olarak inanılmaz şeyler yapılır, anlatılır ve tüketicinin beklentisi daima yüksek tutulur ve satın alacağı üründen karşılıksız bir haz alması sağlanır. Bir nevi koşullandırma ile ürün satılır ama sunulan fayda kısıtlıdır. Ürünü satın almak isteyen kişi teknoloji mağazasına gittiği zaman almak istediği üründe kendisine pazarlanan özelliklerin olmadığı kısıtlı sürümlerle geliri ölçüsünde yetinmek zorunda kalır. Bu durum MS Windows Vista ve Windows Seven ürününde yoğun bir biçimde yaşandı, yaşanıyor da. Reklâmlardaki görsellerde Aero teması, görsellikler ve dokunmatik ekran özellikleri sürekli olarak kullanıldı. Ancak bu ve diğer birçok işlev MS Windows Vista Premium (Ultimate) Edition’ ve MS Windows Seven Home Premium da yer aldı ki, bu ürünlerin fiyatı da neredeyse bir bilgisayar fiyatı kada. Üstelik tüketicinin gelirince ödeyebileceği fiyatla sahip olduğu işletim sistemi bir üst seviye ürünün de gizli gizli pazarlamasını yapmaktaydı (aslında bu eylem biraz değil temelli korsana yönelimi de arttırmaktadır). Nasıl mı? MS Windows XP, Vista ve Seven (7)’nın Starter ve Home Edition ürünleri işlemcinin, diğer donanımların özelliği ne olursa olsun üçten fazla uygulama çalıştırmamak (dipnot 5), kimi yönetim paneli ve sınırlı özelleştirmeler sunan uygulamacıkları içermemek, güvenlik açısından zaaflar taşımak, gibi tuhaf özelliklere sahiptiler.(dipnot 6)

Üstelik bu durumu anlamayan tüketiciler soluğu teknik servisçilerin ya da ürünü satın aldıkları mağazanın garanti kısımlarında aldılar. Sorunları ise basit ve ortaktı: “Bilgisayarım yavaş çalışıyor, kasılıyor.” Çözüm de öteleyici ve tek oldu: Yeniden MS Windows XP ya da Vista kurulumu (bilinen adı ile format atmak) ya da donanım yükseltmesi.

Yaşanan bu durumun aynısı kimi kaynak kodu kapalı yazılımlar için de geçerlidir: var olan bir paketin, uygulamacığın eski olması yüzünden kurulmayı, çalışmayı reddedenler olacağı gibi işlemciyi desteklemeyip bir hata raporu dahi vermeden (gerçi verse de anlaşılmayacaktır: çünkü verilen mesajda kapalıdır!) anında kapananlar, donanımı verimsiz kullananlar vs…

Fayda-Maliyet ve Verimlilik Üzerine

Bugün mantar gibi her yerden biten teknolojik ürün-hizmet satışı, pazarlaması yapan mağazalar, internet siteleri bilişim okur-yazarlığı olmayan pazardan sebze meyve alır gibi teknoloji tüketen insanlara yöneliktir.

Çünkü bu mağazalardan insanlar yüksek fiyata içindeki parçaların dahi ne işe yaradığını bilmeyen (örnek elma tatlıdır ve evde, elde yiyecek doğru düzgün bir şey yoksa açlığı keser) bin dolarlarla ifade edilen ürünler, hizmetler almaktalar, ancak verimli kullanabilmekteler mi? O ayrı bir sorun. Kısa bir örnek: Milyar lira vererek satın alınan güvenlik korumasından yoksun bilgisayarını (ki, ödediği bedele sadece belirli bir süre kullanım hakkını satın aldığı işletim sisteminin fiyatı da dahildir) 30-100 TL arasında bir bedele katlanıp koruma, güvenlik paketleri satın almak akıllarına gelmez. Satın alınan bu işletim sisteminin de neden güvenlik araçlarıyla birlikte satılmadığı da ayrı bir iceleme konusudur.

Üstelik satın alınan ürün hizmet daha ömrünü tamamlamadan ki, elektronik ürünler içlerine su yürümediği, düzgün elektrik akımında çalıştırıldığında uzun süreler çalışmaktadır (dipnot 7); her kapalı kaynak kodlu, ücretli işletim sistemi kullanıcısının deyimiyle “format zamanı gelmekte”, “iki işlem yapıyorum kasılıyor”, “müzik dinlerken internete giremiyorum” gibi serzenişlerle teknik servislerin yolunu tutmaktadır.

Sattığı ürünün elbet kusurunu bile kimi acar, girişken teknolojik ürün-hizmet mağaza zincirleri dönemsel olarak gazetelerde çarşaf çarşaf şu kadar bedelle bilgisayarlarınıza bakım yapıyoruz reklâmları yayınlamakta. Hatta hastalığın seyrini kontrol eder gibi ileriki zamanda yeniden kontrol için tarih ve muayene kontrol kartı dahi vermekteler.

Manifesto ve Sonuç

İnsan ekonomik bir varlıktır; daima sahip olduklarını genişleterek refahını arttırmak ister. Bunun için çalışır ve kazandığı para ile de refah sağlayacak, yaşamını sürdürecek, işlerini kolaylaştıracak tüketimler yapar. Aradaki değiş tokuş ile para ve ürün-hizmetler el değiştirir. Burada esas ilke her iki tarafında kazanç sağlamasıdır.

Yukarıda özetlediklerimizden hareketle kaynak kodunun kapalılığını esas ilke benimseyen ücretli “tekel” işletim sistemi ve de yazılımlar bilişim okur-yazarlığının gelişmesini engelledikleri gibi, fayda-verimlilik ilişkisini de bozmaktalar.(dipnot 8) Bunun aksine Özgür Yazılım bilgi okur-yazarlığının gelişimine tam destek sağlamakla birlikte fayda-maliyet denkleminde insanlığa tam verimlilik sağlamaktadır.

Özgür Yazılımlar, kullanıcıya sadece yazılımın kullanım hakkını vermez, tamamı ile sahip olmasını sağlar ve geliştiriciden de bu özveriyi yapmasını; yarattığı yazılımı GNU GPL ile lisanslayarak; bekler. Üretienin satılmasına da karşı çıkmaz, ama kaynak kodunun açık olmasını şart koşar, çünkü kaynağa erişim ile bilginin gelişiminin güvenli sağlanacaktır.

Bu yüzden Özgür Yazılımların ve GNU/Linux dağıtımları;

  • İşlemci seçmez,

  • Donanım ayrımı yapmaz,

  • Nedensiz yere kapanmaz değil, kapanırlar ve hiç değilse kullanıcıya geliştirici ve kullanıcı topluluğuna iletilmek üzere bir hata mesajı iletirler,

  • Sınırsızca donanıma bağlı (ya da zorunluluğundan) olsun olmasın özgürleştirilebilir,

  • Esnekleştirilebilir,

  • İstenildiği gibi kurcalanabilir, (eğer yönetici haklarıyla; yani super user, su; bu işi yapıyorsanız tehlikeli olabilir, ama çekinmeyin deneyin)

  • Ücretsiz ve sınırsızca paylaşılabilir,

  • Beğenmediğiniz ya da hatasını gördüğünüz yeri varsa değiştirebilir, değiştiremezseniz dahi geliştirici veya kullanıcı topluluklarına isteğinizi iletip değişikliğin yapılmasını isteyebilirsiniz,

  • Üretici tarafından “artık desteğimiz çekilmiştir, yeni sürüm satın alınız” gibi anlamsız dayatmalara maruz kalmazsınız.

  • En önemlisi “crack” bulmak için virüslü âlemlerde dolaşmazsınız,

  • Tam verimlilik, tam güvenlik ve her alanda özgürlük sizin emrinizdedir.

Özgür yazılım, FSF (Özgür Yazılım Vakfı)’nin ifadesiyle aşağıdaki belli başlı dört özgürlüğü barındırır:

  • Her türlü amaç için yazılımı çalıştırma özgürlüğü (özgürlük 0).

  • Yazılımın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi gereksinimleri doğrultusunda değiştirme özgürlüğü (özgürlük 1). Yazılım kaynak koduna erişim bunun için bir ön şarttır.

  • Yeniden dağıtma ve toplumla paylaşma özgürlüğü (özgürlük 2).

  • Yazılımı geliştirme ve gelişmiş haliyle topluma dağıtma özgürlüğü (özgürlük 3). Böylece yazılım bütün toplum yararına geliştirilmiş olur. Yazılım kaynak koduna erişim bunun için de bir ön şarttır.

Bir yazılım, ancak bütün kullanıcıları bu hakların tümüne sahip oldukları zaman özgür bir yazılım olur.(dipnot 9) Bu özgürlüklere sahip olmak, kimseden izin almamayı ve izin için hiçbir bedel ödememeyi de içerir.(dipnot 10)”

Özgür Yazılımların ve GNU/Linux dağıtımlarının teknolojik ürün-hizmet mağazalarında satıldığını asla göremezsiniz; çünkü Özgür Yazılım ücretsizdir. Bu, bilginin de özgür olması, sınırlandırılmaması ve paylaşılarak yeniden üretilip yetkinleştirilerek verimli hale getirilmesini kendisine ilke edinmesinden ileri gelmektedir ve biz, Özgür Yazılım gönüllüleri bu ilkelere sımsıkı bağlıyızdır. Çünkü amacımız yüzyılların birikimi olan bilginin gelişimin önünü kesmek değil onu geliştirmek, yetkinleştirmek, verimli hale getirmek ve insanlığın hizmetine bedelsizce sunmaktır.

________________________________

Dipnotlar:

Dipnot 1: Bakınız: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=moblin ve http://moblin.org/about-moblin

Dipnot 2: Debian GNU/Linux’un desteklediği işlemci türleri için lütfen bakınız: http://www.debian.org/CD/http-ftp/#stable

Dipnot 3: Gentoo GNU/Linux’un desteklediği işlemci türleri için lütfen bakınız: http://www.gentoo.org/main/en/where.xml

Dipnot 4: Buradaki “tüm sistemler” derken donanım üreticilerinin Özgür Yazılım’a ve kaynak kodunun açıklığı ilkesine düşmanca davranmamaları kastedilmiştir. Yoksa bilindiği gibi kimi donanım üreticileri sadece MS Windows işletim sistemlerinde çalışabilmek için kendilerini kar getiren anlaşmalarla şartlandırdıkları gibi Özgür Yazılım’a sınırlı destek veren ve ürününün sorunsuz, tam verimli çalışabilmesi için gerekeni yapmak yerine baştan savma destek vermekte, donanım ise işletim sistemi seçiciliği yapmaktadır.

Dipnot 5: Bakınız: PCLab Forumları, http://www.pclabs.com.tr/2009/02/04/windows-7-versiyonlari/

dipnot 6: Bakınız: http://www.winsupersite.com/showcase/windowsxp_home_pro.asp

Dipnot 7: Örneğin bu makaleyi kaleme alan yazar bu yazıyı 1999 model bir IBM Net Vista bilgisayara kurulu olan Arch Linux 2009.2 (Masaüstü yöneticisi: Xfce 4.6) GNU/Linux dağıtımını kullanarak yazmaktadır ve kullandığı sistem evini su basmazsa bir on yıl daha yaşayacaktır. Belki de 30 sene!

Dipnot 8: Bir önceki makalemi konunun açıklaması için affınıza sığınarak bakınız olarak ekliyorum: http://aptalkutusu.wordpress.com/2009/04/19/bilgisayar-kapsar-insan-yasamini-bolum-iki-bilisim-okur-yazarliginin-neresindeyiz/

Dipnot 9: Bilindiği gibi kaynak kodunun kapalılığını esas ilke olarak benimseyen işletim sistemi ve yazılım üreticisi firmalar, tüketicinin aldığı şeyin program olmadığını, sadece programı kullanma izni olduğunu savunurlar.

Dipnot 10: Kaynak: http://www.gnu.org/philosophy/free-sw.tr.html

Pardus-Linux.org eDergi 11. sayı yayınlandı

Pardus-Linux.org eDergi 11. Sayı

Pardus-Linux.org eDergi 11. Sayı

Konu Başlıkları

* Medyada GNU/Linux
* Jean Phillipe Guillemin Röportajı (Zenwalk Geliştiricisi)
* C++’da Nesne Yapısı ve Nesneye Yönelik Programlama
* Gökyüzündeki Özgürlük : FlightGear
* GNU/Linux Altında Sesli Slayt Gösterileri Hazırlamak
* Gimp ile Siyah Beyaz Resimlerin Renklendirilmesi
* Inkscape ile Ders Çizelgesi Yapmak
* İşletim Sistemleri ve Donanımsal İlişkiler
* Necdet Yücel Röportajı (Çanakkale 18 Mart Üniversitesi)
* Ronnie Tucker Röportajı (Full Circle Magazine Editörü)
* PHP Dersleri I
* PyGTK ve Glade ile Arayüz Tasarımı
* Kediler ve Pencereler
* Pardus 2009 Üzerine
* Intel, AMD ve GNU/Linux
* GTK Tabanlı Müzik Çalıcılar
* Kitap Tanıtımı : GTK+ / Gnome Programlama

İndirmek İçin

Kaliteli Basım (300 dpi) – Boyut: 14.6 MB – İndir
Normal Basım (96 dpi) – Boyut: 8.3 MB – İndir

Dolu dolu bir sayı hazırlamış PLO eDergi ekibi. tam 77 sayfa. Okumanız dileğiyle.

İçindekilere kısaca değinirsek…

İçinde birde benim makalem var: 34′ncü sayfada “İşletim Sistemleri ve Donanımsal İlişkiler”

HaberTuks.org‘dan Kernel Kemal’in ve Gimp Uzmanı Hüseyin’in makale ve çalışmaları gerçekten güzel. Özellikle de Kemal’in yazısını bayağı beğendim; kimsenin dile getiremediği bir konuya “Medyada GNU/Linux” makalesinde parmak basmış: GNU/Linux haberlerinin neredeyse kasıtlı olarak bilgi, bilişim okur-yazarlarının gözünden ve haberlerinden kaçırılması ve böylelikle ülkemizde GNU/Linux dağıtımlarına, Özgür Yazılıma olan erişimin, farkındalığın sekteye uğratılması.

Gimp Uzmanı Hüseyin ise adeta arı gibi çalışmış: Ropörtajlar ve Gimp ile Inkspace çalışmaları takdir edilesi. Üstelik derginin son şeklinide kendisi verdi. Arkadaşımı kutlarım.

Oyun severler için “Gökyüzündeki Özgürlük : FlightGear” incelemesi, teknik konular için ise Mehmet Sarıgül’ün çalışmaları bir hayli doyurucu.

Sonuç

Başta belirttiğimiz gibi 77 sayfa dolu dolu. Bu sanırım Pozitif Pc e-Dergiden bu yana GNU/Linux ve Özgür Yazılım üzerine yapılan sayfa sayısı en fazla olan e-dergi. Yanlışım varsa lütfen düzeltin.

Pardus-Linux.org e-dergi 11. sayısı ile sadece Pardus dergisi (dahası bir dağıtım dergisi) olmadığını kanıtlamış oldu. Çalışma arkadaşlarımı tekrar tebrik ederim. 12. sayının 100 sayfayı aşması ve dolu dolu olması dileğiyle iyi okumalar.

Aklıma Takılanlar #2

NTV Bilim Dergisi okurlarına Temmuz 2009 sayısında Özgür Yazılım CDsi hediye etmiş.

NTV Bilim Dergisi okurlarına Temmuz 2009 sayısında Özgür Yazılım CD'si hediye etmiş.

NTV Bilim dergisi de Özgür Yazılım CD’si hediye etmiş

NTV haber kanalının yayını Bilim Dergisi’de temmuz ayından (nasıl olduysa gözümden kaçmış) daha çok kendi alanıyla ilgili Özgür Yazılım uygulamalarını içeren bir CD’si okurlarına sunmuş. Sitelerinde verilen CD’nin içeriği hakkında detaylı bir yazı mevcut, okuyabilirsiniz: NTV Bilim Özgür Yazılım CD’si

İnternette araştırma yaparken rastladım; dikkatimi de çekti. Konu üzerine Pardus’un resmi destek kanalı sayılan Özgürlük İçin sitesinde birde tanıtım yazısı mevcut; okuyabilirsiniz: NTV Bilim’den Özgür CD

Bu sevindirici bir gelişme; nedeni ise yıllar yılı Özgür Yazılım’a yabancı kalmayıp adeta dışlayan bilgisayar dergilerinin önüne bir bilim dergisi geçiyor ve Özgür Yazılım uygulamalarını içeren birCD veriyor. Gerçi zamanında (2005 ya da 2006) olmalı sanırım PcNet dergisi de vermişti böyle bir CD ama gerisi ancak yeni GNU/Linux dağıtımları kullanıma sunulduğu zamandan zamana gelmeye başladı; bir süreklilik yoktu yani.

Umarım NTV Bilim Dergisi’nin bu giriştiği işin devamı gelir. Neticede kendileri güzel bir konuya elattılar. Tarih yazmak ile yola çıkan bu dergi Özgür Yazılım’ın ülkemizde yok sayılmak demek olan kaderini yapacağı tanıtım ve bu gibi güzel işlerle yeniden yazmasını diliyoruz.