Posts tagged ‘Pardus’

Pardus-Linux.org edergi 17. Sayı yayınlandı!


Pardus-Linux.org oluşumunun GNU/Linux ve Özgür Yazılım üzerine yayınlayıp kazandırdığı dergisi 17. sayısı ile dünyamıza yeni bir katkı sağladı.

Derginin içindekiler kapağında yer alıyor; indirip okumanızı tavsiye ederim. Her geçen sayı daha da yetkinleşmekte dergi. Bu sayı da gözümüze çarpan gerek içerik gerekse kalite ve makalelerin doyuruculuğu.

Tipik yazılım ve oyun incelemelerinin yanı sıra Django’nun ağırlığı tüm dergide hissediliyor. Özellikle de Django yazılarını hazırlayan Onur Tuna ve Muslu Yüksektepe’ye çalışmaları için teşekkürler. Armağan Can’da anlamadığım bir konu olan yazılım geliştirmeyi bu sefer C dili üzerinde ele almış; tebrikler. Uygulama ve oyun tanıtımında ise Erdem Artan ve Hamit Giray Nart’a, Firefox yazısında ise Mehmet Gültaş’a da ayrı ayrı teşekkür etmek şart. Hamit ve Erdem ikilisine kitap incelemesi için de teşekkürler.

Kapak ise tek kelime ile mükemmel, iç içe geçek hiçbir şey yok. Eline sağlık Gürhan!

Sitemizin yazarlarından Kemal Karataş’ın da günümüzün internet ilahı ve hepimizin dostu ilan edilen (Google is your best friend!) Google üzerine kaleme aldığı makalelerini bir yere not edin; gayet başarılı iki makale çünkü.

Benim kaleme aldığım makaleyi ise burada anlatmak bana düşmeyecektir ve takdiri yine okurlara bırakıyorum. Şunu söyleyebilirim ki, çok yönlü bir makale oldu bilim, bilişim, eğitim ve devletin bu üçü için vizyonsuzluğu üzerine.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne selam eden Pardus-Linux.org edergi 17. Sayı’yı indirmek ve hakkındaki yorumları okumak için aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz: Pardus-Linux.org eDergi 17. sayı


Her zaman olduğu gibi Pardus-Linux.org eDergi katkılarınızı beklemekte: 18. sayı hazırlıklarına katılın!


Bu sayıyı bize ulaştıran ve Özgür Yazılım dünyasına katkıda bulunan aşağıda ismi yazılı herkese teşekkürü borç bilirim:

Armağan Can, Aydın Bez, Erdem Artan, Gürhan Şükrüoğlu, Hamit Giray Nart, Kemal Karataş, Melike İteralp, Muslu Yüksektepe, Onur Tuna, Uğur Çaylık ve tüm Pardus-Linux.org üyeleri.


Pardus-Linux.Org eDergi 16. Sayı yayınlandı!


Dergimizin içeriği şu şekilde :

* Kayıpsız Resim Büyütme: SmillaEnlarger
* Pardus 2009.1 Melez CD Özelliği
* Pardus 2009.1 Kurulum ve İlk Adımlar
* Oyun Tanıtımı: ColdWar
* Pardus’ta Django: Uygulama Geliştirme
* Pardus’ta Django: HTML Dosyaları
* Röportaj: Michael Foord (Python)
* Google ve Microsoft Rekabeti Son Hız Devam
* 2010 GNU/Linux Dünyasına Ne Getirebilir?
* Serbest Piyasa Düzeni Masalı ve Yazılımlar
* OEM Davası Üzerine
* Penguart
* Haberler


Dergimiz her geçen gün daha iyiye gidiyor arkadaşlar. Özellikle de üretimin durmaması ve yeni bir safhaya erişmesi gerekiyor ki, biz bunu da yapabilecek güçteyiz.

Formumuzu tatlı rekabet içinde korumamız gerek.

Django yazıları anlayamasam da enfes. Okurken bana bilgisayarımın dahi olmadığı zamanlar NetLife dergisi alıp kağıt üzerinde HTML kodları ile site tasarladığım günlerimi anımsattı. Yıl 1998 ve Bilişim, Compex fuarları müdavimiyiz!

PenguArt sayfaları hoş ve diğerlerinden ayırıcı özellikleri ise masaüstü düzenini açıklayan metinler.

Kemal ise makalelerinde yine kalemini konuşturmuş ve uç noktaları bağlamış. Sıkmadan bilgilenerek okunacak makaleler çıkmış ortaya: Google vs. Microsoft… Yazılımların dijital çağda ne yöne doğru ilerleyeceği… 2010′da neler bekliyor Özgür Yazılım Dünyasını…

Python söyleşisi ise güzel ve keyifli. Daha iyi söyleşilere imza atılacak gibi; yenilerini sabırsızlıkla bekliyoruz.

Kayıpsız resim büyütme yazısı, uygulama tanıtımı ise başlı başına güzel; bizleri The Gimp kullanmaya mecbur etmediği için. Bu ince ayrıntılı yazıyı akıl edip bizlerle paylaştığı için Yaşar’a teşekkürler.

Pardus 2009.1 tanıtımları kısa ve öz: tam da meraklı ama çekingen kullanıcıyı dürtecek şekilde! Melez açılış CD olayı ile büyük gelişme. Erdem’e teşekkürler.

Oyun tanıtımı eksiğimizi kapatan Giray arkadaşımızdan şöyle klasiklere de el atmasını bekliyoruz. Yardıma hazırım bu konuda.

Haberler kesinlikle sayfa doldurma amaçlı değil ve aylık yayınlanan bir derginin gündemi takip etme kaygısı.

OEM Davası ise sırt çevirilecek gibi değil. Bu bizim adeta kazanılmış bir kalemiz! Onu savunmak ise biricik görevimiz ki, tüm alanları zapt eden kapalı kaynak kodlu işletim sistemine karşı Özgürlüğümüzün vazgeçilmezliğinin haklı davası! Bu kararı uygulatmalıyız. Emin olun ki, uygulamayacak olan nice dinazorlar çıkacak karşımıza, ama yılmamamız gerekir. Hinad Karslı’yı tebrik ediyorum bu çileli yolda inandığı değeri savunup hakkımızı aradığı için.

Benim makaleme gelince yorum ve takdir okurundur. Ancak güzel ve sıkı bir yazı ortaya çıkarttığımı düşünüyorum.

İyi okumalar. Gerçekten de güzel iş çıkarttık! Son olarak tüm teşekkürler Özgür Yazılım Dünyasının aşağıda ismi geçen sendikalı emekçilerine:

Aydın Bez
Erdem Artan
Gürhan Şüküroğlu
Hamit Giray Nart
Kemal Karataş
Melike İlteralp
Muslu Yüksektepe
Nihad Karslı
Onur Tuna
Uğur Çaylık
Yaşar Yeğin

Dünyada ve Türkiye de Gnu/Linux

Dünyanın önemli bir kısmında bugün GNU/Linux dünyası hak ettiği değeri toplamaya başladı. Önyargılar zaten vardı. Ama piyasa’nın değişen şartları, Özgür Yazılım geliştiricilerinin dikkat çekmesini sağladı. Ancak aşınmaya .aşlasa dahi ülkemizde hala büyük bir GNU/Linux önyargısı var.

Amerika ve AB doğal müttefiktir; ama bilişim dünyasının bu önemli merkezleri, Özgür Yazılım camiasını yok sayamıyor artık. Küresel krizin de etkisiyle, piyasanın yeni şartları her kesimi değiştirmeye zorluyor: işletmeler, kurul ve kuruluşlar, okullar ve Özgür Yazılım’ın rakiplerini…

Microsoft’un eskiden alay ettiği Özgür Yazılım dünyası şimdi güçlenen dişli ve yok sayılamayacak bir rakip. Değişen bu şartlar, kurumsal ve son kullanıcı kitlesine farklı seçenekler e yöneltiyor.. Avrupa’da önemli devletler, askeri ve bürokratik alt yapısını toptan Özgür Yazılım ve GNU/Linux alternatiflerine taşıyor. Zaten güvenlik açısından, devlet kurumlarında MS Windows seçimi, en son ve mecburi seçenekti. Fakat MS Windows Vista rezaletinden sonra, şirketler ve son kullanıcı farklı alternatifleri araştırmaya başlamıştı: Ubuntu, Fedora, Mandriva gibi kullanıcı dostu ve makyajı, albenisi fazla dağıtımlar göz önüne çıktı. Burada önemli olan bir dağıtımın dikkat çekmesi değil, önyargıların silinmeye başlaması; dahası Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımlarının bilinirleklerinin, farkındalıklarının piyasada yer etmesidir. Ancak bu, GNU/Linux destek ve geliştiricilerin çabalarının boşa gitmemesi, destek ve daha fazla kullanıcıyı saflarına çekip Özgür Yazılım kullanmanın bilincine varabilmeleriyle mümkündür.. Ama bunun için önce bilinçlenme de önemli. Türkiye’de eksik olan taraf da bu zaten.

Bilişim dünyasını değiştiren merkezler öncelikle değişimi yakalar. Sonra Türkiye gibi “Kraldan çok kralcı” olan ülkeler en son gelişimi yakalamaya çalışır. Dünya küresel krizle uğraşırken,”hangi masraf kaleminden vazgeçebileceğini” düşündü. Çalışanlardan vazgeçmek kolay değil.. O yüzden bilgi işlem tarafındaki masrafların kesilmesi, daha mantıklı bir seçenekti. Kriz yokken, Microsoft’a milyonlarca dolarlık lisans parası ödemek sorun olmuyordu. Tek ürün alırken değil, teknik destek, çalışan eğitimi vb. gibi masrafları da hesaba katmak lazım. Kriz döneminde, bu bahsettiğimiz masrafları yapamadı küresel olsun olmasın şirketler ve devlet örgütlenmeleri. Bu yüzden, GNU/Linux, işletim sistemleri alanında mümkün olabildiği görüldü. Hem aynı işlev, hem de daha az maliyetle herkesin işine gelen bir tablo. Bu atak, önce e-devlet projelerinde, sorun ve de güvenlik açığı gibi olayların yaşanması istenmeyen kamu hizmeti sunan kurumlarda yapılmaya başlandı.

Intel-Microsoft ortak strateji daha önce büyük bir güçtü. Ama Intel, işlemci piyasasındaki gücünü Özgür Yazılım ile ittifak yapma kararıyla kullanmaya başladı. Intel’in bu hareketi, diğer donanım üreticilerinin de desteği ile yanıt buldu. AMD-Ati ikilisi gibi istisnalar bir mevzu bahis değil.

Kapitalist sistemin olağan krizlerinden birine girmesiyle oluşan, yeni şartlarını ortaya koyan piyasa karşısında, ülkemiz her zaman ki gibi kayıtsız. Fransa gibi gelenekçi bir devlet, bütün birimlerini Özgür Yazılım ve GNU/Linux alternatiflerine göç ettiriyor. Almanya’da birçok üniversite bu yolla tasarruf sağlıyor. Az da olsa kurumsal olarak Özgür Yazılıma geçiliyor. Ancak Türkiye’de, teknoloji marketleri ve bilişim piyasası genelde MS Windows kökenli yetiştiği için tam bir körlük içinde; dışlayıcı bir karaktere sahip olduğu için de tekellere sırtını dayamış. Gelişmeleri, bizim piyasamıza bilerek yansıtmıyorlar. Türkiye’de sadece bir azınlık, Özgür Yazılım camiasına katkıda bulunmaya çalışıyor. Pardus gibi TÜBİTAK destekli projeler de hedeflerine ulaşmaktan çok uzak ne yazık ki!..

Pardus, 5 yıl önce başlatılan bir yerel GNU/Linux dağıtımı projesi. E-devlet projesine uygun bir dağıtım olması planlanırken, istenilen hedefe ulaşılamadı. Bürokrat mantıkla ancak bu kadar GNU/Linux dünyasına katkıda bulunabilir. E-devlet projesini, MS Windows tabanlı yapılması da ayrı bir tezattı. Milyonlarca lira tutarındaki parayı tekellerin kasalarına pahalı lisans yenilemeleri yüzünden heba ediyoruz. Bu durum Özgür Yazılım felsefesini ne kadar az anladığımızın kanıtıdır. Kraldan çok kralcı davranırsak, insanlar “Özgür Yazılım” kelimesinin anlamını, içerdiği felsefeyi ve hatta ekonomiye tüketici bir kaldıraç etkisinden ziyade kaldıraç etkisi sağlayan yönünü hiçbir zaman öğrenemeyecek gibi görünüyor.

Amerika ve diğer gelişmiş ülkeler kendi yazılımlarını geliştiriyor. Biz ise, üretilen yazılımlara kısıtlayıcı linas sözleşmeleri yüzünden dokunamıyoruz bile. F-16 uçağı’nın çip ayarlarını değiştirmeye kalkarsanız, hurda olarak kullanırsınız. İsrail’den aldığımız, “Heron” casus uçaklarının yazılımına dokunmayı bile hayal edemezsiniz. Türkiye’nin genç neslinin çok olup olmaması önemli değil böyle bir durumda. Bu nesiller ilkokuldan itibaren MS Windows ile zehirlendiği sürece yaratıcı akıldan yoksun nesillere mahkum olacağız.

Bilgi ve bilişim çağının gerekli gelişmelerine ancak Özgür Yazılım felsefesini anlayarak ve genç nesillere anlatarak yakalamayı ümit edebiliriz. Okullar, devlet kurumları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör şirketler GNU/Linux dağıtımlarına bir şans verdiklerinde hem kendileri, hem de Türkiye kazanacaktır. Örnek mi? Geçmişin patates tarlası İrlanda bugün eğitim sisteminin içeriğini bilişime yönelik hal getirdiği için kalkınmasını süratle yapmıştır, yapmaktadır.

Dünyada var olan gelişmelere karşı duyarsız kalmayalım artık. Bilgisayar ve İnternet sadece Facebook, MSN sohbeti, Youtube ve fallardan ibaret değil. Genç nesil olarak, yaratıcı akılla değer yaratan, farkındalığı olan ürünler üretmekle görevliyiz. İlla ki yazılımcı olmaya gerek yok. Sadece önyargılarılarımızı yıkıp GNU/Linux dünyasını araştıralım.

Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri

Ön Söz Yerine



Bilişim teknolojilerinin hızla gelişimi gerek internet ve bilgiye gerekse bu eylem için kullandığımız bilgisayarlara olan erişim maliyetlerini azalttı. Artık neredeyse her evde düşük ya da yüksek donanımlı bilgisayarlara rastlamak mümkün. İster evde kişisel kullanım için, ister iş ortamında kazanç sağlayacak şekilde, ister uygulama yazmak ve geliştirmek için en son donanımlara sahip bilgisayarlarla çalışma devri sona ermek üzere. Ciddi yatırımlar yapmaksızın artık her iş bilgisayarlarda görülebilmekte.


The_GNU_logoÖrnek mi? Bugünün yükselen yıldızı NetBook’lar küçük ve hafif olmasının yanı sıra yükselen bir değer oldukları için donanım üreticilerini de aynı sabitlik ve verimde ürünler ürütmesini sağlarken Özgür Yazılım ve GNU/Linux dağıtımları için paha biçilmez bir kullanım alanı sunmakta; desteklemekte. Bir başka örnek ise birçok firmanın bilgisayar üzerinden gerçekleştirdiği işe alım sınavlarının neredeyse 2000 model sistemlerle yaptıklarıdır. Üstelik bu model sistemleri bugün üst seviye bir MP3 çalar fiyatına almak mümkün.1


Bilgisayarların insanlarla iletişime geçtiği, söylenilenleri yerine getirmesini sağlayan unsur ise sadece işletim sistemi ve yazılımlardır. Yazılımlar sürekli olarak fikrini savunduğumuz üzere özgür olmalıdır. Bu yüzden makalenin tamamında özgürlüğümüzü yadsıyan ve onu insan vücuduna bulaşmış bir kanser hücresi olarak gören kaynak kodunun kapalılığını esas ilke benimseyen işletim sistemleri ve yazılımlardan bahsedilmeyecektir.2


İnternet erişiminin artması ve maliyetinin görece azalması bilgi teknolojilerini ve Özgür Yazılım ve felsefesi ile GNU/Linux dağıtımlarının gelişimini sağlamıştır. Öyle ki buna sıçrama tahtası diyebiliriz.


İnternet üzerinden birbirine kenetlenen Özgür Yazılım geliştirici ve kullanıcıları, destekleyiciler, bağış yapanlar, deneme sürüşü yapıp hata ve başarı geri bildiriminde bulunanlar; kısacası tüm Özgür Yazılım dünyasının parçaları hep birlikte geliştiler ve ortaya birbirinden güzel başarılı işler çıkarttılar; Özgür Yazılım ve uygulamaları ile bunların hepsini dile getiren GNU/Linux dağıtımları.


Bu başarılı işleri Source Forge ve Distro Watch sitelerinden takip edebilirsiniz. Ancak biz zaten her birimize bir başka güzel gelen başarılı bir dağıtım kullanmaktayız.




Kendim hakkında…



2005 yılından beri ilk olarak openSuSE’den başlayarak Arch Linux’a dek Pardus, Ubuntu ve türevleri ve de sonrasında anası Debian; RPM tabanlı dağıtımlardan Fedora, SuSE ve Mandriva, Foresight, Lapis Linux… gibi dağıtımları deneyerek GNU/Linux zaman çizgisi üzerinde gezintilerim oldu.



Merak ve yeniliklerini görmek amacıyla denediğim dağıtımlar dışında sıklıkla kullandığım dağıtım ise Debian’dı. Haliyle Debian kullanınca da insan Debian tabanlı dağıtımlara da aşina olmakta: Ubuntu ve türevleri, Mepis, Sidux gibi. Yalnız Debian türevlerini değil diğer dağıtımları da kullanıp kurcalamayı ve öğrenmeyi merak ettiriyor.



Debian kullanmanın bana faydası dağıtım kurulumunda ve karşılaştığım sorunlarda ne yapmam gerektiğini öğretmesi ve GNU/Linux dünyasını anlamlandırmak, araştırmak olmuştur. Öğrendiklerimi de kimi forumlarda anlattım ve belgelendirdim; makaleler yazdım ve paylaştım.



debian-desktop Debian neticede uzman kurulum seçeneğini tercih etmediğiniz sürece Arch Linux kurulumundaki gibi sizi uğraştırmaz; ancak uğraştıracağı kısım temel kurulumdan grafik ara birime geçiş sürecindedir. Haliyle Debian hala arkadaşım, yoldaşımdır; çok şey öğrenmeme yol açmış kullanıcı dostu ve merkezli bir dağıtım arasında yer almaktadır. Kendime yeni uğraşlar edinmem gerektiğini hissettiğim noktada ise karşıma önce Gentoo, ardından da Arch Linux çıktı.



Şimdilik 2005′te başlayan deneme yanılma ve ilk çıkanlara sevdalanma, yeniliklerin peşine düşme dönemi bitmiş görünüyor Debian’dan Arch Linux’a geçmeyle. Nedeni ise son derece basit: Arch Linux benim kendi seçeneklerimi belirlememe imkân verdiği gibi benim adıma ben istemedikçe hareket etmiyor, tasarrufta bulunmuyor.


Yıl 2009 ve ben artık tam anlamıyla; hala Özgür Yazılım dünyasının amatör bir kullanıcısı ve öğrenme azmi süren bir savunucusu olarak; Arch Linux’a göç ediyorum. Anladım ki artık kullanıcı dostu bir dağıtım istemiyorum; hükmedebileceğim, merkezinde olacağım bir dağıtım istiyorum.




GNU/Linux Müdavimlerinin Uğrak Yeri: DistroWatch.com



Distro Watch sitesi başlı başına Özgür Yazılım ve GNU/Linux’a gönül veren kullanıcıların başlıca uğrak yeri. Özellikle de GNU/Linux dağıtımları arasında karar veremeyen meraklı ve yeniliklere karşı sabırsız kimi kullanıcılar için yeni dağıtımlar hakkında araştırma yapıp, tatmin edici incelemeler bulabilecekleri bir kaynak.



Distro Watch sitesinin değişmezlerinden biri ise kuşkusuz en çok kullanılan dağıtımların listelendiği tablodur. Son yılların kullanıcı dostu dağıtımlarından biri olan Ubuntu genelde zirvede olurken, peşinde ise openSuSE, Mint vs. yer almakta. Diğer sıralama ise ya da ilk on Debian, Fedora, Mandriva, PCLinuxOS ve yeni sürümü çıkan dağıtımlar arasında paylaşılmakta.



Bugün itibari ile son 30 günün verilerine göre ilk on sıralaması ise şu şekilde: Ubuntu, Fedora, Mint, openSUSE, Slackware, Arch, Mandriva, PCLinuxOS, Debian ve Puppy. İlk on sıralamasına girmese de 20. sırada Gentoo bulunmakta. Kendisini “ulusal dağıtım” addeden Pardus ise 40. sırada.



Dikkat edilirse listenin genelindeki çoğu dağıtım kullanıcıya zahmet çektirmeyen kurulum ve yapılandırma araçlarıyla, zengin uygulama paket depolarıyla, donanım tanıma ve yapılandırma, etkin belgelendirme ve kullanıcı desteği özelliklerinin gelişmişliği oranıyla listede kendisine yer bulmakta. Ubuntu şüphesiz bu saydıklarımızı iyi bir şekilde karşılamakta. Öyle ki artık yeni çıkacak olan MS Windows Seven işletim sistemini GNU/Linux olarak (neticede bir tek dağıtımın olması düşünülemez; düşüncesi dahi korkunç) Ubuntu ile karşılaştırmaktalar. Bu hatalı durum ve genellemeyi GNU/Linux zaman çizgisinde binlerce dağıtımın var olmasının güzelliğine yorarken yapanların da araştırma zahmetine katlanmadıkları için tembel olduklarına kanaat getiriyorum.



Continue reading ‘Bir Arch Linux Kurulumunun Düşündürdükleri’ »

Arch Linux’a temelli göç

2005 yılından beri ilk olarak SuSE’den başlayarak Arch Linux’a dek Pardus, Ubuntu ve türevleri ve de sonrasında anası Debian, RPM tabanlı dağıtımlardan Fedora, SuSE ve Mandriva, Foresight, Lapis Linux…  gibi dağıtımları deneyerek GNU/Linux zaman çizgisi üzerinde gezintilerim oldu.

Sıklıkla kullandığım dağıtım ise Debian; haliyle Debian kullanınca da insan Debian tabanlı dağıtımlara da aşina olmakta. Debian kullanmanın bana faydası dağıtım kurulumunda ve karşılaştığım sorunlarda ne yapmam gerektiğini öğretmesi ve GNU/Linux dünyasını anlamlandırmak, araştırmak olmuştur. Öğrendiklerimi de kimi forumlarda anlattım ve belgelendirdim.

Debian neticede uzman kurulum seçeneğini tercih etmediğiniz sürece Arch Linux kurulumundaki gibi sizi uğraştırmaz; ancak uğraştıracağı kısım temel kurulumdan grafik ara birime geçiş sürecindedir. Haliyle Debian hala arkadaşım, yoldaşımdır; çok şey öğrenmeme yol açmış kullanıcı dostu ve merkezli bir dağıtım arasında yer almaktadır. Kendime yeni uğraşlar edinmem gerektiğini hissettiğim noktada ise karşıma önce Gentoo, ardından da Arch Linux çıktı.

Şimdilik 2005′te başlayan deneme yanılma ve ilk çıkanlara sevdalanma dönemi bitmiş görünüyor Debian’dan Arch Linux’a geçmeyle. Nedeni ise son derece basit: Arch Linux benim kendi seçeneklerimi belirlememe imkan verdiği gibi benim adıma ben istemedikçe hareket etmiyor, tasarrufta bulunmuyor.

Yıl 2009 ve ben artık tam anlamıyla; hala Özgür Yazılım dünyasının amatörü olarak;  Arch Linux’a göç ediyorum. Anladık ki artık kullanıcı dostu dağıtım istemiyorum ben; hükmedebileceğim. merkezinde olacağım bir dağıtım istiyorum.

Tatil ve Bilim ve Teknik Dergisinin Pardus 2009 Kurulan CD Hediyesi

Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi 501′ci sayı Pardus 2009 Kurulan CD’si hediyeli
TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinin 501. sayısı Pardus 2009 Kurulan CD hediyeli

TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinin 501. sayısı Pardus 2009 Kurulan CD hediyeli

TÜBİTAK Bilim Ve Teknik Dergisi’nin 501′nci, sayısında Pardus 2009 kurulan CD’si hediye; üzerine birde benim sonderece kısa, yüzeysel ve de son kullanıcıyı fazlaca bilgilendirmeyen b,bir tanıtım yazısı kaleme almışlar:

En Hızlı Anadolu Parsı: Pardus 2009

http://www.biltek.tubitak.gov.tr/bdergi/501/24_25_pardus2009.pdf

İsteyenler ilgili yazıya verilen bağlantıdan erişebilirler.

Tatil

Boş zamanlarımda yapmakta olduğum bankacılık işinden kazanmış olduğum yıllık iznimin bir kısmı için şu anda İzmir’deyim; dergiye havaalanında rastladım ve aldım. Kurulumu ise bir önceki yazımda bahsi geçen IBM NetVista iş istasyonunda (test sistemim) deneyeceğim. Sonucunu ise merakla beklemekteyim ki, yazıda kaleme alındığına göre hemen hemen tüm sistemlerde sorunsuzca çalışmaktaymış. Oysa bilmekteyiz ki, Pardus hâlâ 64 Bit teknolojisini desteklememekte; gerçi bu yönde çalışmalar var ancak durum hâlâ böyle.

Tanıtım Yazısına Gelince ve PLO Dışlaması

Tanıtım yazısı ise bildik pazarlama taktikleriyle dolu: merak uyandıran yüzeysel ifadeler, yuvarlak ve kaçamak cevaplar; üstelik bir yıllık çaba sadece bir sayfaya sığdırılmış. Haliyle dergiyi sadece Pardus 2009 kurulum CD’si için alan GNU/Linux kullanıcıları için kurulum nasıl yapılır, işe nasıl kalkışılır gibisinden bir yönergede yok. Sadece Pardus’un resmi sitesi ve Özgürlük İçin yönlendirmeleri var ki, burada pekala Pardus-Linux.org (PLO) sitesi, forumu ve IRC kanalı ismi verilebilirdi. Çünkü PLO, Pardus projesi başlatıldığından beri kullanıcılara destek olmakta. Ancak yapılmadığı gibi, kökten de reddedilmiş.

Netice

Pardus 2009 Kurulan CD elimde ancak şu anda kurabilecek bir yerde değilim, bu yüzden yıllık iznimin kalan kısmında GNU/Linux ile tanışma vesilem olan Pardus 1.0′ın bu son yetenekli sürümü hakkında güzel bir deneyim yazısı paylaşacağım.