Posts tagged ‘stallman’

Özgür Yazılım Yükseklerden Uçar

Açıklama
Bu makale yahoyt.com’da Gökhan Menge tarafından kaleme alınan tarzı gerçek ve bilgi yoksunu  haber/yoruma karşı cevap olarak yazılmıştır. Dileyen ilgili adrese gidip yazıyı okuyabilir:
http://yahoyt.com/h/8942/linux-hala-dipten-yuzuyor

Bilgilendirici Cevap
Linux[1] ne GNU’dur[2] ne de Özgür Yazılımın[3] tamamını temsil eder; sadece kalıplaşmış bir markadır; dahası algıda kalıplaşmıştır.[4] Tıpkı margarin yerine Sana almak gibi, kağıt mendil yerine Selpak almak gibi.  Kaldı ki, Linux denilen çekirdektir sadece[5] ve Richard Matthew Stallman ‘nın (RMS) temellerini attığı yazımların ve dahası insanın en güzel emek ürünü olan bilginin özgürlüğünü savunan, onu bir satılacak “meta” olarak görmeyen Özgür Yazılımın bir parçasıdır; toprağında filizlenmiştir: Firefox gibi, gcc gibi, Evince gibi…

Yaygınlık kazanmadığı dediğiniz Linux’u kenara bırakalım ve birkaç basit örnek ile bilgisizliğinizi iyice derinleştirelim: Firefox bir Özgür Yazılımdır; OpenOffice[6] bir özgür yazılımdır; Google destekli Chromium bir Özgür Yazılımdır; Pidgin bir Özgür Yazılımdır; Wikipedia[7] ve WordPress[8] ekleri bir özgür yazılım projesidir; Apache[9] sunucusu da bir özgür yazılımdır ve de cep telefonlarında bir salgın gibi yayılan, desteklenen Android[10] bir Özgür Yazılım projesidir.

Bunların dünyada edindiği pazar payını sanırım belirtmeye gerek yok; haliyle ulaştığı kullanıcı sayısını da. Hatta anımsatmak isterim ki, Firefox 3 duyurulduğu tarihte 8 milyon kişinin indirmesiyle rekor kırıp rekorlar kitabına girmiştir.[11] Alan adı, sunucu ve barındırma hizmeti sağlayan firmaların çoğu GNU/Linux desteği sağlayan sunucu makineleri ile hizmet vermektedir. RedHat hakkında sanırım konuşmaya dahi gerek yok. Keza GNU/Linux’a destek veren firmalardan da: Nvidia, INTEL, Nokia, IBM, Dell, Acer, HTC, Samsung, ASUS…

Gizli gizli Windows kullanmak ise Microsoftun yani işletmecilikte ve diğer bilinen tüm ideolojilerdeki anlamıyla tekelin piyasadaki diğer oyuncularla yapmış olduğu kısıtlamalar, donanım ve yazılım üreticileri, kısaca devlet parakendeciler… kar amacı ile biz kullanıcıların özgürlüğünün kısıtlanması nedeniyledir. Kabaca sizin burada vurguladığınız sorunu görüp kökenine inmemek ve yüzeysel davrandığınız gibi kendi cahilliğinize insanları çekmektir.

Yazdıklarınızın tamamına sosyalist kimliğimden sıyrılarak kapitalist öğreti ile bakmaya çalıştığım zaman rekabet iyidir ve piyasadaki çeşitlilik tüketiciye en iyi ürünü en ucuza sunmanın yoludur derim; çünkü rekabet serbest piyasanın olmazsa olmazı kapitalizmin de bel kemiğidir. [12] GNU/Linux dağıtımlarındaki seçeneklerin çokluğu (dağıtımlar, masaüstü yöneticileri, uygulamalar, geliştirme araç ve kütüphaneleri…) kişinin özgürlüğünü gösterdiği gibi bu aynı zamanda sınırsız düşünmenin ve özgür olmanın yeni fikirler yaratmada ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

Ancak kaynak kodu kapalı olan yazılımlar ve işletim sistemleri dünyasında söz konusu bu maalesef geçerli olmadığı gibi tüketici eğer parası varsa konuşur ve para konuştuğu içindir ki; doğal olarak insanlar kendilerinin olmayan ve asla da ol(a)mayacak (yaşasın kapitalzim!) işletim sistemlerini, yazılımlarını satın almak yerine yasal olmayan yollardan edinmektedir. Microsoft kullanıcılarının alışkanlığı ise korsan kullanmaktır ve de özgürlüklerini teslim etmek!

İktisatta bir teorem vardır: içsellikler ve dışsallıklar ve de her muhalefet iktidar olabilmek için gerek gizli gerekse açık yollarla iktidar yürüyüşü için örgütlenir. Bu yüzden Özgür Yazılım kendi sermayesini; yani bilinçlendirme; toplamaktadır. Bu sermaye birikimi ise belgelendirme [13], tanıtım, seminerler [14], forumlar, nasıl ve yardım sayfaları ile olur; tekele karşı verilen haklı davalarla, kazanılmasıyla olur [15] kısacası kullanıcıları bilinçlendirmeyle.

GNU/Linux dağıtımlarının pazar payının %1 olması hangi sağlam verilere dayanmaktadır? İstatistik daima araştırmayı yaptıranı haklı çıkartır: parayı veren düdüğü çalar ve bu daima Allah payı denilen adaletsizliği getirir, kul hakkı hiç bir zaman aranmaz.

Eğer GNU/Linux %1 pazar payına sahip ise Özgür Yazılım topraklarında yetişen uygulamalar ve hizmetlerin pazar payı daha büyük olduğu gibi rakiplerini korkutacak düzeyde büyümektedir. Bugün kendi sitenizde dahi Firefox 4′ün beta sürümlerinin tanıtımları [16] yapılmakta olduğuna göre bilmediğiniz halde bigane kalamamışsınız Özgür Yazılımın güzelliğine.

Kaldı ki, pazar payı yanıltması sadece dağıtım odaklıdır, gerçekten uzak olduğu gibi araştırma zahmetine dahi katlanılmımıştır. Olayın bütünü Özgür Yazılımdır, Özgür Yazılımın kullanım alanının genişliğidir, kullanıcılara ulaşılabilirliği ve verimli kullanılırlığıdır.

Firefox, OpenOffice, Pidgin, Gimp, kaynak kodu açık ve GNU GPL lisanslı CRM, HRM uygulamaları, internet tabanlı veri saklama ve işleme hizmetleri, Wikipedia, WordPress, MediaWiki gibi Özgür Yazılım ürünlerinin geçiniz kullanıcı payını, kaynak kodu kapalı yazılım üreticileri yanlarına dahi yaklaşamamaktadır.

Gelelim hala aşmış bilgisayarcı işletim sistemi sanısına: bu yanlış bir algı olduğu gibi sınırlayıcı bir bilgi edinimidir ve aynı zamanda piyasa hakimlerince yayılan fısıltıdır sadece. Çünkü tersi olsa idi pazar paylarında küçülme olacaktı; bu karlarında azalma demektir. Kaynak kodu kapalı yazılım üreticilerinden işletim sistemi ile iştigal eden firmanın GNU/Linux dağıtımlarının pazar payından bir %1′lik dilim dahi almasına tahammülü olmadığı için sürekli olarak reklam, sürekli olarak devlet, donanım üreticileri ve teknoloji mağazaları ile kısıtlayıcı anlaşmalar yaptığı aşikar.

Son olarak yazdığınız belki de tercüme ettiğiniz yazıdan Özgür Yazılım nedir, GNU nedir, Linux nedir, GNU/Linux nedir bilmediğiniz ortaya çıkıyor; haliyle bilgisayar ile tost makinesinin arasındaki ayrımı da bilmediğiniz yorumuna varıyorum. Sizin mantığınız ile yürüyecek olur isek bilgi paketlenip sadece kiralanmak sureti ile satılan bir ürün[17] olup tüm bilgisayarlar sadece ve sadece Microsoft firmasının ürünleri ile insanlarla iletişime geçmek için tasarlanmıştır.

Soru:
Windows işletim sisteminin sevmediği bir şey varsa o da geriye dönük ve uyumlu olmamasıdır. 2001 yılında piyasaya sürülen bir bilgisayara bugün Windows XP[18] yüklendiği zaman neden ikisi de 9 yıl önce piyasaya sürüldükleri halde sistem verimsizleşmektedir; hatta açılmamaktadır. Soruyu genişletirsek: bugün satın alınan yeni bir bilgisayarda kurulu olan Microsoft Windows 7 işletim sistemi daha yılını hatta 6 ayını doldurmadan neden çöker ve hantallaşır, hata vererek kapanır, kilitlenir? Neden güvenlik yoksunudurlar?

Son söz
Son sözü ben değil saygı duyduğum üç kişi söyleyecek ve üçünün de ortak noktası bilginin ve özgürlüğün, aydınlanmanın ve ilericiliğin, araştırmanın ve bilmenin erdem olduğu; cahilliğin ise kötülüğüdür.

“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.” Uğur Mumcu
“Bana bir harf öğretenin bin yıl kölesi olurum.” Hz. Ali
“Gerçekçi ol imkansızı iste.” Ernesto Che Guavera

Dipnotlar

[1] Detaylı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Linux
[2] Detaylı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/GNU
[3] Detaylı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zg%C3%BCr_yaz%C4%B1l%C4%B1m
[4] Detaylı bilgi için bakınız: http://www.debian.org/intro/free.tr.html
[5] Detaylı bilgi için bakınız: http://www.kernel.org/
[6] Detaylı bilgi için bakınız: http://www.openoffice.org.tr/
[7] Detaylı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/V
Lisanslarikipedi:Telif_haklar%C4%B1
[8] Detaylı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Wordpress
[9] Detaylı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Apache_HTTP_Sunucusu
[10] Detaylı bilgi için bakınız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Android_%28Mobil_%C4%B0%C5%9Fletim_Sistemi%29
[11] Mozilla Firefox 3, Firefox ağ tarayıcısının 17 Haziran 2008′de çıkan sürümüdür. Gecko 1.9 kullanır. Çıktığı gün yapılan 8 milyon indirmeyle birlikte Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiştir. Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Mozilla_Firefox_3
[12] Konu üzerine detaylı bir makale: “Serbest Piyasa Düzeni Masalı ve Özgür Yazılımlar” http://ozguryazilimsendikasi.org/?p=327
[13] Detaylı bilgi için bakınız: http://www.belgeler.org/

[14] İnceleyiniz: http://seminer.linux.org.tr/ ve http://www.ozgurwebgunleri.org.tr/
[15] Microsoft’un ülkemizde uyguladığı politikaya karşı indirilmiş darbe için bakınız: http://www.mecburdegilsiniz.com/
[16] Bakınız: http://yahoyt.com/h/8890/dort-dortluk-tarayici-firefox-4-beta-4
[17] Kitaplar da satılır; ancak yazarlar kitabın kapağı içine kaynak gösterilerek ya da izin alınarak alıntı yapılabileceğini belirtirler. Keza gazeteler, dergiler ve köşe yazarları da…
[18] Microsoft Windows XP işletim sisteminin piyasaya çıkış tarihi 25 Ekim 2001′dir.

 

Lisanslar:

Makalenin tamamı GNU Özgür Belgeleme Lisansı ile lisanslanmıştır. Lisansın esas metnine bu adresten erişilebilir: http://www.gnu.org/copyleft/fdl.html

 

Yoksa hata mı ettik? Zalimin zulmü kabullenilmeli mi?

Bu makale takip ettiğim ve bir zamanlar e-dergi projesinde yer aldığım Ubuntu Türkiye oluşumunun forumunda yer alan “Windows’u iade etmek” adlı başlıkta DevilTUX (ve diğer cevabı) adlı üyenin yazdığı cevap ve açıklamalar (aslında kendi fikrini beyan etmesi de diyebiliriz) üzerinde yazılmıştır.

Dileyenler ilgili başlığı öncesinden okuyabilir: Windows’u iade etmek.


DevilTUX’un  mantığından yürüyecek olursak inandığımız ve çaba harcadığımız tüm değerler yalanmış: yani Özgür Yazılım!

Donanım üreticileri ile BT firmalarının kaynak kodunun kapalılığını ve bilginin ticarileştirilip satılmasını ana amacı olan Microsoft gibi firmalarla anlaşma yapıp tüketicinin özgürlüğünü kısıtlamaktalar; bu ise yaratıcılığa bir darbedir.

Kaldı ki, DevilTUX’un mantığı ile hareket edersek özgürlüğümüz paraya kurban gider. Nihad Karslı’nın verdiği mücadele alanında bireysel değil hepimizi kapsar ve hepimizin çıkarına, yararınadır. Bu mantıkla; 40 TL mi yoksa 1500 TL mi?; özgürlüğümüz ki, fiyatı yoktur, emsalsiz ve tekildir; paketlenip satın alınabilir hale getirilmektedir. Özgürlüktür bu kolayca vazgeçilemez, hele ki paraya takas edilemez. Çünkü yerine ikame edilecek başka bir değer yoktur.

Bu mantıkla ne Ubuntu kullanılmalı, ne Debian, ne Arch ne de Özgür Yazılım ve diğer GNU/Linux dağıtımları. Hatta bu evrende yer dahi alınmamalıdır.

İnsanların yapmaya bayıldığı en kolay şey vazgeçip zoru görünce zorbalığı kabullenmektir. Eğer GNU/Linux dağıtımları donanım üreticileri ve BT üreticilerinin ürettiği ürünlerdeki ileri uygulama ve tekniklere cevap veremiyorsa bugün bu bizim suçumuz olduğu kadar kendisini ve daha da önemlisi bilimi, teknolojiyi ve insanlığın bilim ve aydınlanma, ilerleme yolundaki tüm birikimlerini kaynak kodunun kapalılığını ana ilke ve kar amacı bellemiş firmalara kurban etmesidir. Çünkü bu firmalar daima kurban ister ve bu kurban bugün DevilTUX’un mantığı olmuştur, Özgür Yazılım olmuştur, GNU/Linux dağıtımlarını kullanan insanlar olmuştur, özgürlüğümüz ve bilimin gelişimini sürdürüp koruyan insanlar, gönüllüler olmuştur.

Tarih, gelişemeyen ve aklını, bilimini, özgürlüğünü kar hırsından başka bir şey görmeyan ulusların yok oluşlarıyla, sömürülmeleri, geri kalmışlıklarıyla doludur ve bu yazılan gerçek daima özgürlüklerin yok edilmesiyse sonuçlanmıştır.

Microsoft Windows, donanım üreticileri ve teknoloji zincir mağazaları Avukat Nihad Karslı’nın bizler adına yaptığı bu girişim neticesinde büyük yara almış olduğu gibi olayı adeta değil ayan beyan örtbas etmiştir. Hiç gördünüz mü ulusal gazete ve basında bu yenilgi ve bizim için zafer hakkında ufak bir haber? Gözününe “korsan Windows” kullanmayın ceza alırsınız reklamları, BSA’nın tehditleri çarparken ve bu karlı reklam pastasından medya pay kapmak için uğraşırken neden böylesine kardan edici bir haber kitlelere ulaşsın ki? Reklam keseleri şimdiden açıldı ve de karalama ve yalanlama kampanyaları da.

Windows bilgisayarlar için tamamlayıcı bir üründür ve iktisatta da pazarlamada da bunun adı budur. Çay ve şeker, otomobil ve lastik, diş macunu ve diş fırçası gibi. Bir bilgisayar elektronik bir cihazdır ve çalışması için fişe takılıp enerji alması yeterlidir. İlla da Windows ya da başka bir sistem olmasına gerek yoktur. Dolayısıyla kimse sizi bakkaldan çay alırken yanında şeker satın almanız için zorlamaz; araba alırken de lastik almak zorunda kalırsınız ama bu sizin için seçenekli bir zorunluluktur ve sıkı pazarlık dahilinde lastiklerini dahi almayabilir ya da fiyattan düşerek kendi lastiklerinizi taktırabilirsiniz. Ama bilgisayarınızın sizinle iletişime geçebilmesi için binlerce seçenek var. Tüm bu seçenekler de Özgür Yazılım dünyasında mevcut.

Donanım üreticilerinin kullanacağınız ya da kullanmayacağınız basit düğmeler ya da yazılımlar için kaynak kodunun kapalılığını esas ilke benimseyen ve özgürlüğünüze düşman işletim sistemleri ve yazılımlara mahkum ediyorsa bu durumu kabullenmek sizin baştan yenildiğinizi gösterir. Bu kabulleniş Özgür Yazılımın güç kaybetmesi demek olduğu gibi sizin ihtiyaçlarınızın özgürlüğünüze düşman olanlarca yine sizin özgürlüğünüzün kısıtlı bir şekilde serbest bırakılması ve zamanla yine, ama bu sefer çok daha büyük oranda kısıtlanması demektir. Bundan; çok değil 5 yıl önce de; dizüstü bilgisayar kullanıyordunuz ve üzerinde kapalı kaynak kodlu, özgürlüğe düşmen bir işletim sistemi ve ihtiyaçlarınız o günün şartlarına göreydi. Bugün yine dizüstü bilgisayar kullanıyorsunuz; belki aynısı belki daha iyi ve yenisini; ihtiyaçlarınız bugünün şartlarına göre değişik ve ileri safhada. Kullandığınız yine kaynak kodu kapalı ve özgürlüğümüze düşman bir işletim sistemi. Kullanmanızın nedeni ise tamamı ile zorunluluk. Çünkü donanım üreticisinin size yenilik olarak sunduğu işlevleri kullanmanız kısıtlamaktadır özgürlüğünüzü, hareket alanınızı.

Promosyon, ücretli ya da hiçbiri. Önemli olan verilirek özgür irade ve düşüncemizin sakatlanması, esaret altına alınıp sınırlandırılmasıdır ki, bu bilerek yapılmakta.

Peki, aynı bedava dağıtma tasarrufunu ücretsiz dağıtılan ücretsiz Özgür Yazılım için neden yapmamakta donanım üreticileri ve neden ısrarla hayatımızı kolaylaştıracak, devrim yaratacak, verimlilik sağlayacak teknolojilerini bedel ödemeksizin erişilebilir hale getirmiyorlar da illa Microsoft Windows işletim sistemleri ile çalışır olarak tasarlıyorlar.

Önemli olan sorunsal, ürünün ücretsiz ya da sıfır maliyete yakın dağıtılması değil yanında sorularak sunulmamasıdıır, zorla satılmasıdır. Çünkü çay alırken kimse size illa da şeker alacaksınız diye bakı yapmıyor; bildiğiniz kalite de ve ihtiyacınız olduğu bildiğiniz için alıyorsunuz.

Unutmayın ki bilim ve bilgi üretimi tek bir alıcı için yapılmaz, hele ki bir zümre için asla yapılmaz!

Eğer yolunda gitmeyen bir şey varsa ve de yetersiz kalan Özgür Yazılımın donanımlarda ve BT üzerinde bu donanım üreticileri ve BT’nin hala kaynak kodunun kapalılığını esas ilke benimseyen işletim sistemi üreticilerine kendilerini kaptırması (neticede ürünlerinin satışını o sağlamaktadır) ve Özgür Yazılıma, GNU/Linux dağıtımlarına yüz ve umut vermemesidir. Neden versinler ki? Özgür Yazılım kar amacı gütmediği gibi özgürdür ve dilediğince kopyalanır, çoğaltılır ve dağıtılabilir; hem de milyonlarca kez! Bu kapitalizmin sevmediği bir şeydir. Kapitalizm özgürlüğü salam dilimleri gibi dağıtır: ince ince. Ama topluca alır ve inanın ne kadar salam dilimi verirse versin size, siz hala onun tutsağısınızdır.

“Her şey özgürlük için” ise bu zalimin zulmünü kabullenerek olmamalıdır. İnsan karanlığın en yoğun olduğu vakitlerde dahi bir çıkış yolu bulur ve bu çoğu kez şafak sökerken olur; çünkü o vakit karanlık en yoğun noktasındadır. Bir şey yapmaksızın bir şeyler yapıyor gözükerek ve her iki tarafın olumlu olumsuz yanlarını açıklayıp gri alanlarda gezinmek bazı şeylerin esaretinden hala soyutlanamadığımızı gösterir. İnsanın tarafı kesin ve net olmalı ve savunduğu değer ve idealin, fikir akımının yanında bulunmalı ve kusursuz hiçbir şeyin olmadığı gerçeğini bilerek savunup inandığı değer ve idealin açıklarını kendi eleştirel gözü ile bulup onarmaya, düzeltmeye ve eksiklerini kapatmaya çalışmalı, çaba harcamalı ve öğrenmeli; gerekirse bizim bu açığımız var ve düzeltmek için çalışıyoruz demeli ama asla zalimin zulmünü kabullenmemeli,  tavsiye de etmemeli. Bu ihanettir inandığı davaya.

Özgür Yazılım Sularında Gezintiler

Giriş


Özgür Yazılım bugün kendisini “kanser gibi tanımlayanları” dahi korkutacak denli hız kesmeden gelişmekte. Gün geçmiyor ki yeni bir özellik ve yeniliği bünyesine katmasın. Gerçi Özgür Yazılım ve mülkiyet kavramını yok eden felsefesini ve de yakın durduğu emeğin en yüce kabul edildiği sosyalizmi hala kanser gibi tanımlayanlar yok değil; aksi de düşünülemez zaten. Çünkü yaşam karşıtların mücadelesidir.



Kaynağın erişilebilrliği


Özgür Yazılım ve felsefesi yazılımların mülkiyetinin bireyselliğini yok sayarak kamuya mal eder ve paylaşımını, dağıtımını, yeniden düzenlenip tekrar dağıtımını ve tamamıyla kaynağına erişilebilir olmasını savunur.


Bu şuna benzer: Lokum satan bir dükkâna girdiniz ve kasanın hemen arkasındaki tabloda şöyle yazmakta: “Lokumlarımız kendi üretimimiz olup tesisimizi gezebilirsiniz.” Örneği çoğaltalım: Kaynağından içme suyu şişeleyip satan bir firma ürünlerinin etiketine şöyle yazıyor: “Tunceli Munzur Ovasındaki tesislerimizde el değmeden kaynağında şişelenerek satışa sunulmuştur. Tesislerimiz her gün ziyaretinize ve denetiminize açıktır.”


İnsanın yapmayı en iyi bildiği şeydir tüketmek. Satın aldığımız hizmetin nasıl üretildiğini dahası kaynağını anında görebiliriz: berber hemen yanı başımızda saçımızı keser, şoförün arabayı kullandığını görebiliriz, terzi pantolonlarımızın paçasını anında yanımızda yapar… Ancak ambalajlı ürünlerin üretim kaynağı eğer şansımıza orada çalışan bir tanıdığımız varsa muamma olmaktan çıkar ya da işimiz Arena ekibinin yapacağı baskınlara kalır.



yazılımDolayısıyla para vererek bir bedel ödeyip satın aldığımız ürünlerin kaynağının bilmek en doğal hakkımız ki, neyi nasıl tükettiğimizi bilelim. Yazılımlar ve işletim sistemleri de birer üründürler; teknolojik ürün hizmet satışı yapılan zincir mağazalarda içinden kurulum CD’sinin ve kullanım-kurulum kılavuzunun çıktığı şık kutular satıldığını göreceksiniz. Gerçi artık son moda (da değil, aslında zorunlu olarak) satın alınan bilgisayarlar içinde işletim sistemleri ve bazı deneme yazılımları1 üretici firma ile perakende satış zinciri arasında yapılan kısıtlayıcı ve promosyona dayalı ikili anlaşmalar çerçevesinde kullanıcıya kurulu olarak satılmaktadır. Kullanıcının burada işletim sistemini satın almama gibi bir hakkı yoktur. Bu hakkın yerine getirildiğini varsayarsak fiyatta bir değişiklik anlaşmalar gereği söz konusu olmayacaktır.


Bir dizi kısıtlama…


Alınan kaynak kodu kapalı yazılımı bilgisayarına kuran kişi sadece kurulum esnasında karşısına Türkçeye dahi çevrilmemiş olması olası sözleşmeyle aşağıda basit ama genel bir şekilde sıraladıklarımızı kabul etmek zorundadır.


Satın aldığı yazılımı kuracağı zaman karşısına çıkan sözleşmede;

    • Kopyalamayacağına,

    • Kendisinden başkasının kullanamayacağına,

    • Satın aldığı yazılım üzerindeki tasarruf hakkının sadece yazılımı kullanmakla sınırlı olduğuna,

    • Kişisel bilgilerinin güvenliği açısından yazılım risk oluştur ve kayba uğrasa dahi üreticinin sorumluluk kabul etmediğini bildiğine,

    • Kullanım süresinin belirlenen süre ile sınırlı olduğuna,

    • İleriye ya da geriye dönük olarak (donanımsal ve yazılımsal) desteklerin sağlanması ya da sonlandırılmasının üreticinin tasarrufunda olduğuna,

    • Kişisel veri ve bilgilerin yazılımım geliştirilmesi ve diğer çözüm ortaklarının reklam, iyileştirme (!) amaçlı kullanılabileceğini,

    • Ürünün geri iadesinin mümkün olmadığınına

gibi yığınla kısıtlayıcı maddeyi görür. Üstelik bu sözleşmeyi de okuyup (kim okuyor acaba?) kabul etmesi gerekir ki yazılımı kurabilsin; kabul etmezse başka bir seçeneği (iade gibi) de yoktur.


Tüm sözleşmeyi okuyarak satın aldığı kapalı kaynak kodlu yazılımı kuran bir tüketici yazılımda beğenmediği unsurlar olabilir. Bunlar;

    • Yazılımın teması ve renk seçimleri, grafik ara yüzü olabilir,2

    • Düğmelerin ve işlev araçlarının konumu olabilir,

    • Zaman ve işlev kaybettirici gereksiz işlem adımları olabilir,3

    • Kişisel bilgilerinin güvenliği açısından tehlike unsuru oluşturan bir açık olabilir, 4

gibi unsurları değiştirmek istediği zaman karşısına satın aldığı kaynak kodu kapalı yazılımı yeniden düzenleyemeyeceği, kaynak koduna tersine mühendislik yoluyla erişemeyeceği kabul ettiği sözleşmede yazılı olduğu için suç işlemiş sayılır. Kaldı ki satılan yazılım ve işletim sistemleri kaynak kodlarının kapalılığını esas aldıkları için başka kimselerle paylaşmazlar; başka bilgisayarlara kurulamaz.


Şimdi, kim böylesine kısıtlayıcı unsurları olan yazılımların üreticilerine bırakın destek ve iyileştirme önerileri, yazılımın hata mesajını, çökme raporlarını yollar ki? Ben, şahsen yollayan birini daha gör(e)medim5.


Kaynak kodunun kapalılığını esas ilke olarak benimseyen yazılım ve işletim sistemleri üreticilerinin kullanıcıya sağladıkları destek ancak yazılımın ömrü kadardır ve bu hizmetin de ücretsiz olacağı söylenemez. Üstelik nedensiz yere bir gün sahip olduğunuz donanıma verilen destek sonlandırabilir, hatta donanım dahi desteklememezlik yapabilirler.



Örnekler…


Mesela MS Windows Vista piyasaya sürülmeden önce ufak bir yazılım sahip olduğunuz sistemin özelliklerinin MS Windos Vista’ya göç etmeye uygun olup olmadığı hakkında size bir rapor çıkartmaktaydı. Peki, bu rapora göre donanım yükseltmesi yapan ya da eski sistemini çöpe atanlar giriştikleri maliyete karşın yeterli fayda sağladılar mı?


Moblin'li bir netBookBu soruyu bir soru ile daha geniş açarsak eğer 3N teknolojisiyle bütünleşerek günümüzün salgını haline gelen Netbooklar’da neden MS Windows Vista değil de destek verilmesi sonlandırılan MS Windows Xp’nin kırpılmış sürümü kullanılmakta? Neyse ki boyutuna göre düşük donanım ile verimli çalışması için tasarlanan NetBooklar da Vista’nın sorun çıkartacağını öngörmüşler de Windows Xp ile bağlamışlar üreticileri.


NetBooklar da yurtdışı satışlarında işletim sistemini seçebilirken ülkemizde ise kendini büyük sayan teknoloji mağazalarının MS Windows Xp kurulu makineler ithal etmesi ise ayrı bir yazı konusu6.


Kaldı ki, Microsoft Vista’yı Xp’den tam altı sene sonra piyasaya sürmesine ve de rakiplerinin kat ettiği mesafeyi görmesine karşın sonuç ortada: sistemi müsrif ve verimsiz kullanan makyajlı bir Xp!7 Aradan geçen zaman içinde “dünyada en çok kullanılan işletim sisteminin”8 yığınla hata mesajı vermesine karşın geliştirilmesinde çok az sayıda geri bildirim yapılmış olmasını Vista kanıtlamış gibi.



Son söz niyetine…


Burada karşımıza kaynak kodunun açık olmasının ve insanların yazılımın özgürlüğüne inanmalarının önemi çıkmaktadır. Neticede ortada binlerce yıllık bir bilgi birikiminin yine binlerce kullanıcının (belki daha fazla9) geliştiricilere farklı donanımlara sahip sistemlerde alınan hata mesajlarını, geliştirme önerilerini ve yerelleştirme çalışmalarını iletmeleriyle bir emeği var etmeleri, katkıda bulunmaları vardır. Bir örnek olarak Wikipedia, LaunchPad, çeşitli dağıtımların e-posta liste, forumları, kurulum-nasııl belgeleri ve Vikileri sayılabilir. Hepsi de gönülüllük esasına dayanmaktadır; asıl amaç ise bilginin ve yarattığı değerin paketlenecek denli korumasız olmadığını dünyaya göstermektir.


Kaynak kodunu açmayıp kapatmak ve bu üretim sırrını paylaşmamak (haliyle üretilen ve yaratılan bilgiye el koymak) kaynak kodunun kapalılığını esas ilke olarak benimseyen işletim sistemi ve yazılm üreticilerinin ticari bir hakkı olabilir diye düşünebiliriz. Ancak piyasaya baktığımız zaman tüketilmesi için yığınla ürün hizmet bulunmakta: sakızdan meyveye, araba lastiğinden ilaca, cep telefonundan bankacılık hizmetine, elbiseden süte dek… Kısaca tükettiğimiz, tüketmeye niyetlendiğimiz ve de tüketemediğimiz tüm ürün ve hizmetlerin üzerinde mutlaka içindek

iler kısmı yer alır. Bu kısımda bilemediğimiz üretim süreçleri, terimleri olabilir ki (ilaçlar, gıda ürünlerinde fazlasıyla var) ufak bir araştırma ile bu bilinmezler de bilinir hale gelir.

Richard Stallman bilgisayara hükmederken

Özgürlük Bir:

Yazılımın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi gereksinimleri doğrultusunda değiştirme özgürlüğü. Yazılım kaynak koduna erişim bunun için bir ön şarttır”

Richard Matthew Stallman10


Güzel albenili kutularda pazarlanan, internet sitelerinden indirilen kaynak kodu kapalı yazılm ve işletim sistemlerinin hiçbiri böylesine bir içindekiler kısmına sahip değildirler. Düşünsenize kullandığınız ilaç dahi yapılana dek binlerce deneyden geçip yan etkileriyle birlikte satışa sunulmakta; üstelik doktor gözetiminde ve bu özgür olmayan işletim sistemleri ya da yazılımlarda mümkün değil.


Kim bilebilir ki, kullandığımız özgür olmayan güvenlik sağladığına inandığımız yazılım kişisel bilgilerimizi arşivleyerek (en masum düşünceyle) pazarlama faaliyetleri için bir içecek firmasına iletiyor? Bunun bir güvencesi var mı? Şimdi, Özgür Yazılımda neden olmasın diye sorduğunuzu duyar gibiyim? Olabilir ancak olanı da yakalama, görme, anlama ve anlamasak dahi bunun için hizmet satın alabilme şansına sahibiz ki, kaynağa erişim burada yine karşımıza çıkmakta.


Kaynak kodu örnekleri:

 

Dipnotlar

1Güvenlik, eğlence, belge oluşturma ve yönetme, fotoğraf arşivleme ve düzenleme yazılımları gibi… Çoğunun ortak noktası 30 günlük süre boyunca kısıtlı kullanım sunmasıdır. Sonrasında ise hizmet satın alınmadığı için sonlanır.

2Bu açığı çok iyi yakalayan Mozilla Vakfı ürünlerinde; FireFox, Thunderbird, Sunbird ve diğerleri; kişiselleştirme ve yazılım içinde uyumlu çalışan eklentilerle, temalarla desteklemiş ve rakiplerine adeta fark atmıştır.

3Ücretsiz olarak dağıtılan kaynak kodu kapalı MS Windows Live Messenger programı reklamlarla doludur ve açılırken gereksiz ve zaman kaybedici bildirimlerde bulunur.

4MS Internet Explorer 6 tarayıcısının güvenlik açıklarını burada saymak yerine Google’dan rahatlıkla araştırıp bulabilirsiniz.

5Paylaşılan eğlenceli ve de öğretici bir hata mesajı için: http://ozguryazilimsendikasi.org/?p=14

6Değerli dostum Kemal’in bu konu hakkında güzel bir çalışma yapacağından eminim.

7Sistemi hoyratça, verimsiz kullanması, eski ve düşük donanımlı ki, bu sistemler en az 2006 yılının sistemleridir; bilgisayarlara kurulmaması birçok firmanın hala çoğu yassı kasa iş istasyonu sistemlerinde MS Windows Xp kullanmaya devam etmesine yol açmıştır. Örneğin bankalar, hastaneler.

8Wikipedia Türkiye’nin yalancısıyız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_XP#cite_note-0

9Mozilla Firefox 3 çıktığı gün 8 milyonu aşkın kullanıcı tarafından nidirilmiştir. http://tr.wikipedia.org/wiki/Mozilla_Firefox_3 İndirenlerin sadece bir milyonunun hatalar için geri bildirim yaptığını düşünsenize!

10Özgür Yazılım ve bizlere sağladığı özgürlükler için: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zg%C3%BCr_yaz%C4%B1l%C4%B1m ve http://en.wikipedia.org/wiki/Free_software


Aklıma Takılanlar #3

Linux mu demeli yoksa GNU/Linux mu? Bu sorunun cevabı 2005 yılından beri Özgür Yazılım kullanan ve 2008 yılından beri kendi çapımda bu dünyaya katkıda bulunmaya çalışan ben için tek: GNU /Linux. Ancak yeni başlayanlar için hala yanlış ve üstelik bu yanlışlarını da ısrarla doğru kabul etmekteler.

Debian GNU/Linux ana sayfasından kolaylıkla erişilebilecek olan “Özgür (free) Ne Demektir veya ÖZgür Yazılım (Free software) ile neyi kastediyoruz?” ve “Debian Hakkında” adlı açıklama-bildiride Linux hakkında güzel, sade ve açıklayıcı bir paragraf var:

“Debian sistemleri Linux çekirdeğini kullanmaktadır. Linux, Linus Torvalds tarafından başlatılan ve Dünya çapında binlerce destekleyicisi bulunan bir parça yazılımdır.”

Demek ki neymiş? Linux’ta tıpkı sudo gibi, totem gibi, pidgin gibi, htop gibi, nano gibi bur uygulamaymış ve genelleme yapılarak GNU/Linux ifadesini almamalıymış.

Neticede bu Linux genellemesi Richard M. Stallman‘ın 1983 yılında yazılımların özgürleşmesi amacıyla başlattığı mücadelenin gelişimini isim karmaşıklığı altında yeni kullanıcıların öğrenmesini engellemekte. Çünkü kıyısından köşesinden GNU/Linux dağıtımı kullanmaya başlayan kişi GNU ve Özgür Yazılım felsefesini öğrenmeden Linux’un doğru telaffuzuna kafa yormaya başlıyor ve işin aslını kaçırdığı gibi özüyle de bir hayli geç tanışıyor.

Bu şüzden ısrarla Özgür Yazılım demeli, ısrarla GNU/Linux ve GNU/Linux Dağıtımı demeliyiz.